„S“ ile başlayan kelimeler — Pomakça
943 Einträge · Pomakça–Türkçe–Almanca
- Sa varna = Döndü
- saan = bak sahan
- saata kolkuya = saat kaç
- sabah (sutrin) = sabah
- sabah ildızı; sabahna zvezda = sabah yıldızı
- sabahlen (sutrinta) = sabahleyin
- sabahna namaz = sabah namaz
- sabe = kılıç; kama
- sabira (sbiram; sıbiram) = biriktirmek
- sabori sa (zaborya se) = güreşmek
- Sabota = Cumartesi
- Sabrina; Sibirina; Birina = Sabriye (öa)
- Sabrivisa = Sabri’nin karısı
- sabude sa (sıbujdam se) = uyanmak
- sabudem (sıbujdam) = uyandırmak
- Sabuta = Cumartesi
- sabàhan = sabah; sabahleyin
- sabàlem (sutrin) = sabahleyin
- sabárem; sabaré (sıbaryam) = atmak
- sabır (tırpenie) = sabır
- sabırliye (tırpeliv) = sabırlı
- sabırsızin (netırpeliv) = sabırsız
- Sadifina = Sadife (öa)
- Sadifinka = Sadifecik (küçültme şekli)
- sadrala = yırtılmış
- sadrazam = sadrazam
- sadè (sadya) = ekmek; dikmek; tohum atmak
- sadık = sadık
- Sadıkvisa; Sadıkvu = Sadık’ın karısı
- sadıç = sağdıç
- saf (çist; reditsa; glupav) = 1-saf; temiz; 2-saf; sıra; 3- saf; aptal
- Safie; Safina; Safe = Safiye (öa)
- Safininki = Safiyegiller; Safiyeler
- safte = softalar (medrese öğrencileri) suhte kelimesinden softa
- saftenem = softalara; medrese öğrencilerine
- saftoa = softa, medrese öğrencisi
- Saftoaski = Pomak soy ismi
- sahan; sahoan (sahan) = sahan
- sahat; sahate (ç) (ças; çasovnik) = saat
- sahatçîye (çasovnikar) = saatçı
- sahne i vehne (s ahna i vahna) = ah vah ile
- sahoan = sahan
- sahàn = sahan
- sahîp (gospodar) = sahip; bak saybiya
- sajek; sajeak (goreştina) = sıcak
- sajeyak = sacayak
- saka (ey taka) = böylece
- sakajie (ribar) = serpme ile balık avlayan balıkçı
- sakaldisvam (pritesnyavam) = sıkılmak; rahatsız olmak
- sakandisvam (stıpisvam ) = sakınmak
- sakantiye (naprejenie) = sıkıntı
- sakatlok (telesna povreda; nepriyatnost) = sakatlık; yaralanmak; uygunsuzluk
- sakava (takava) = böyle; böylesine
- Saki; Solyo = İsa (öa)
- sakiva (takiva) = böyle; bunun gibi
- saklet; seklet; sıklet (vıtreşno iznerven) = gerilim; sıklet; gerginlik
- saksiye (saksiya) = saksı
- sakul; sakulka (golyam torba) = çuval
- sakàram (skarvam; skaram) = darıltmak; iki kişinin arasını bozmak
- sakàram sa (skarvam se; skaram se) = bozuşmak; gücenmek; azarlamak; birbirine darılmak
- sakàranu (skaran; skarana; skarano) = kavgalı; dargın
- sakàçam (skaçam; skoça) = sıçramak; atlamak; zıplamak; hoplamak
- sakıldisvam (pritesniyavam; smuştavam) = sıkılmak
- sakın (nedey) = sakın
- sala = salça
- sala (domaten sos) = salça
- salampurnik (otnesen) = ?
- salamuren = salamura
- salamuren; -a; -u; -i = salamura
- Salannash = bütün gece
- salanoa (salhana; kasapnitsa) = salhane
- salaş (skara; sergiya na kebapçeta; kûfteta) = kebap; köfte pişirilen ızgara; sergi
- salea rukam = sela verilmek
- Salih; Sali = Salih (öa)
- Salihovine sokatsi = Salihler’in sokağı
- salkoam = salkım
- salkoam (salkım) = po. salkım; bg. akasya
- salmalok; salmalotsi (ç) = kapris; naz; salmalık; nazlılık nazlanma; salınma; bak
- salmen = ?
- salmo; salmoa (ligla) = nazlı
- salmîna; salminka; salmiçka = nazlı; nazlıcağız
- salo = salata
- salta = kadın üst giysisi
- salta sırmena = sırmalı salta
- saltamarka = içi kürklü kısa ceket, salta
- saltamarka (saltamarka) = kısa içi kürklü ceket; yelek
- saltanàt (saltanat) = saltanat
- saltitsa kadifenka = kadife salta
- saltsa = salça
- salàm (zdrav; yak) = sağlam
- salòn (salon) = salon
- salònan (salònen) = salona ait; salonun
- sam (sam) = şurası; şuraya; beriye
- sam-tam (sam-tam) = oraya buraya [na sam na tam]
- sam; si; (y)e; sme; ste; sa (sım; si; e; sme; ste; sa) = olmak şimdiki zaman [ben; sen; o; biz; siz; onlar]
- sam; sàma; sàmu (sam; sama; samo) = yalnız; yalnız başına
- Samalka = İsmail (öa)
- samar (samar; sedlo) = semer
- samarciye (samarciya) = semerci
- samarciyski = semercinin, semerciye ait
- samarciyski (samarciyski) = semercinin; semerciye ait; semerci (şeyi)
- samiçak; samiçka; samiçku (samiçık) = yalnız başına
- samo (samo) = ama; fakat; yalnız
- samun = somun
- samàzvam; samàja (smazvam; smaja) = yağlamak
- sanceak; sanjak = sancak
- sandardisva / sındardisva (izkarva izvın nervi; nepriyatno pritesnyava) = usandırmak
- sandardisvam; sandardisva (pritesnyavam) = kaygılanmak (usandırmak ?)
- sandisvam (dotyaga mi) = sanmak
- sanduçe = sandıkçık, küçük sandık
- sanduçe; sandıçe = küçük sandık; sandıkçık
- sandık; sandoak; sanduk; sandusi (ç) (sandık) = sandık
- Sanina = Saniye (öa)
- sankim (kato çe li) = sanki
- Sankovi = Pomak soy ismi
- santim (santim) = santim
- Sanuski = Pomak soy ismi
- Sanvisa = Hasan’ın karısı
- sançôk = ?
- sap (drıjka; stılba) = sap
- sapuk (izvraten) = sapık
- sapunciye (sapundjiya) = sabuncu
- sapunisam (sapunisvam; sapunisam) = sabunlamak
- sapùn (sapun) = sabun
- sapùnan = sabundan, sabuna ait
- sapùnan (sapunen) = sabundan; sabuna ait; sabun (şeyi)
- sara; saroa; sari (ç) (red; reduvane) = sıra
- saradan (podred) = sıradan
- saralok (lıjtenitsa) = sarılık hastalığı
- saray (saray; dvorets; palat) = saray
- sarayle (podred) = sıra ile
- saraçva halva = un helvası
- Saraçvi = Pomak soy ismi; Saraçlar
- sarbigaznika = bir tür otsu bitki
- Sarbuvi = Pomak soy ismi
- sarditu (sardit; sardita; sardito) = kızgın; öfkeli / gücenmiş; dargın; küskün
- sarditu (sırdito) = öfkeyle
- sarhoş; sarahoş; serhoş; serhoşin (piyan) = sarhoş
- sarma terlitse = sarma terlik; gümüşlü terlik
- sarmi = sarma
- sarmoa = sarma
- sarmoa; sarmi (ç) (sarma) = sarma
- sarnél = mantar
- sarok (dılgo pravo dırvo) = sırık
- sarpika = bataklık otu
- sarse (sırtse) = kalp
- sarvule (tsarvul; tsırvul) = çarık
- saràf = saraf
- saràf; saràfin (saraf; sarafin) = sarraf; kuyumcu
- saràç (saraç) = saraç
- sarávanye (vyara) = inanç
- sarçumi (sıçmi) = saçmalar; fişek saçması
- sarık; sarıtsi (ç) (sarık) = sarık
- Sas men nimoysa putsmivay = Benimle alay etme
- Sas mene = benimle
- Sas tebe = seninle
- sas; sıs (s; sıs) = ile; beraber
- saseçen () = kesilmiş
- sasnaa (s nas) = bizimle
- sasnegu; sasnéga (s; nego; s nega) = onunla
- sasnoaştan; sısnoaşna; sısnoaşnu (snoşten; snoştna; snoştno) = dün akşamki
- saspàdam; saspadna (spadam; spadna) = azalmak; eksilmek; inmek; alçalmak
- Satklanem = namaz kılırım
- satlamo (çovek s nepravilna pohotka) = yasadışı işler yapan kimse; kötü yolda
- satır = satır
- satır; satırin; satoar = satır (1-kesme aleti; 2-yazı satırı)
- Savarnay = geri dön
- savoarna (zavırna) = dönmek; döndürmek
- savuk (mraz) = a. soğuk
- savuk (stud) = soğuk
- say = bu; asay
- say dòlu = tam aşağıda
- saya = kadın iç elbisesi
- saya veçer (tazi veçer) = bu akşam
- saya; sayoa (saya) = saya; ağıl
- saybiya; saybiye (stopanin) = sahip
- saydoç (kumets) = ?
- Sayduno = Saide (hitap)
- Sayit; Saitka = Sait (öa)
- sayo (jenska draha) = kadın elbisesi
- saz (saz; trıstika) = saz
- sazdràve (sıs zdrave) = sağlıcakla
- sazmo = sızma; kapta soğumaya bırakılmış et yemeği
- saç = pişirme sacı, sac
- saç (Natrieva osnova) = kostik maddesi
- saç (plosık glinen sıd za peçene) = saç; köfte vs pişirmeye yarar saç
- saçak; saçeak (naves; podslon) = saçak
- saşto (sışt; sışti; sışta; sışto) = aynı; tıpkı
- sbinisam (raznasyam ot sakatlık) = ?
- sbiram (sıbiram) = toplamak
- sblijem sa; sblije sa (sblijavam se; sblija se) = yakınlaşmak; yaklaşmak
- sblijem; sblije (sblijavam; sblija) = yakınlaştırmak; yaklaştırmak
- sboarkvam sa; sboarkam sa (sbırkvam se; sbırkam se) = yanılmak; şaşırmak
- sboarkvam; sboarkam (sbırkvam; sbırkam) = karıştırmak; yanlış yapmak; şaşırmak
- sbruçkén / sbruçkyan (sbrıçkan) = kırışık; kurutulmuş
- sbutam sa; sbutna sa (sbutvam se; sbutan se) = itişmek
- sbutam; sbutan (sbutvam; sbutna) = dürtmek
- sdrobvam = havanda dövmek; parçalamak
- sdélka / sdyalka (vızglavnitsa) = yastık
- Sebiyuski = Pomak soy ismi
- sedeflu = sedefli
- Sedem = 7
- Sedemnadeset-Sedemnaysi = 17
- sedennadeset; sedemnayset = onyedi
- Sedi atuka = buraya otur
- Sedi natak = oraya otur
- Sedi si = oturunuz
- sedilka; tsedilka = torba
- Sedisi atuka = buraya oturunuz
- sedka (tsedka) = süzgeç
- sedmi; sedma; sedmu (sedmi; sedma; sedmo) = yedinci
- sedminà (sedmina) = yedi kişi
- sedyanka; sedenka (skuçen kupon) = gece misafirliği; gece eğlencesi
- sedè (tsedya) = süzmek
- sedènka (sedyanka) = eğlence gecesi; oturma gecesi
- see (bozaya) = emmek
- sefoa (ştastie) = sefa
- sefte; seftöa (za prıv pıt) = siftah; ilk önce yapılan
- sefér; sefier; safier (pıt) = sefer; defa
- Sega rabotya kato lekar v bolnitsa = Şimdi..hastanesinde doktor olarak çalışıyorum
- segmal = sağmal koyun
- seir; seyir (zrelişre) = seyir; izleme
- seka (seka) = kesmek; yarmak; doğramak
- Sekunda = Saniye
- sekís (osem) = sekiz
- Sele = Selma (öa)
- selemét; selemiet (spasenie) = selamet
- selen; selénin (selyanin) = köylü
- Selenik (Solun) = Selanik
- Selimusa = Selim’in karısı
- Selimçu = Selim (öa)
- Selminka = Selime (öa)
- selski (selski) = köyün; köye ait; köy (şeyi)
- Selski jeni = Köyün kadınları
- Selski yunasi = köyün gençleri
- selvíye = servi
- selvíye (kiparis) = selvi
- selçe (selçe) = köycük
- seléhlık / selyahlık (kojen poyas) = silahlık; silah taşınan deri kemer
- selém; seleam; selâm = selam
- semendrek = mısır vs. kurutma kulübesi
- Semeystvo = Aile
- semio; seme (glupak) = aptal; budala başı dönen koyun
- semka (semka) = çekirdek
- Sendi pri mene molya te = Lütfen yanıma otur
- Senyo = Hüseyin (öa)
- senè (senya) = gölgelemek
- senét = senet
- Septemvri = Eylül
- serbest; serbes (svoboden) = serbest; ücretsiz
- serdar = serdar
- serdarovskoto konaçe = Serdaroğlu’nun konağı
- Serdarovtsi = Pomak soy ismi
- serdulinka () = ?
- sergiye = sergi
- sergiye (sergiya) = sergi; gölgelik
- serkme (mreja) = serpme; balık ağı
- sermiye; sermiya (kapital) = sermaye
- sersem (prostak) = sersem
- sert (lyut; zıl; izbuhliv; ostır) = sert; acı; keskin; şiddet
- sertlik (strogost) = sertlik
- serè = sıçmak
- ses (glas) = ses
- sestra; sestri (ç) (sestra) = kızkardeş
- sestrin (sestrin) = kızkardeşin
- sestrinski (sestrinski; sestrinska; sestrinsko) = kızkardeşin
- sestritsa = kızkardeşçik
- Setam = Anlıyorum
- Setamsa ama nimoga da dumam = Anlıyorum ama konuşamıyorum
- Setihse, doydemi akoala siga = Anladım. Aklıma geldi şimdi
- Setishlisi? = Anlıyor musun?
- Setna izgudihasa = sonra barıştılar
- Setnasa usvetila = sonra ayılmış
- seva; ot seva = bu; bundan
- sevap; savap (mitsva) = sevap
- sevda; sevdoa (sevda; lyubov) = sevda; sevgi
- sevdin = sevdam
- sevditsa = sevgili
- sevditse = sevdiceğim; sevdiğim
- sevgilina = sevgili
- Sey dene = bu günlerde
- seyaç = tohum ekiciler
- seykam se (pırzalyam se) = ?
- seymen; ç = seymene (strajari; pazaçi na konak; voynitsi ot eniçarskiya korpus)
- seyvant (naves) = odun deposu olarak kullanılan sundurma; saçak
- sgadam sa (prigotvyam se; opravyam se) = hazırlanmak
- sgadam; sgajdam (prigotvyam; opravyam) = hazırlamak
- sgoropaleno (sıbleçeno) = soyunmuş; çıplak. bak golugroplu
- sgorpalvam- (sıbliçam) = f. soyunmak; çıkarmak
- sgrevam (zatoplyam; nagryavam) = ısınmak
- sgribam (bırzam) = hızlı olmak; çabuk olmak
- sgroçen (sbrıçkan) = kırışık
- Sha doydeli nishteli niznayem = Gelecekler mi değil mi bilmiyorum
- Sha dunesa = Getirecek
- Sha dunesam = Getireceğim
- Sha vide = Görecek
- Shapchakanaya poalni voda = Tas su dolu
- Sharabatu mumiche = Çilli kız
- Shedemdeset = 70
- Shes (şes diye okunur) = 6
- Shesdeset = 60
- Shesnadeset-Shesnaysi = 16
- Shtevi pomolya za malko pomosht = Bir Yardımınızı Rica ederim
- Shupavu çileak = Aptal adam
- si (si) = kendi; kendine (fiillerle birlikte)
- si duy diyne = şimdi geldim
- Sibirina = Sabriye (öa)
- Sichku = hepsi, bütün
- Sideye atuka = burada oturuyorlar
- sidè (sedya) = oturmak
- sifun; tsifun (sifon) = sifon
- Siga pari nema = artık para yok
- sigaşne; asigaşne (segaşen; segaşna; segaşno) = şimdiki
- sigà; asiga (sega) = şimdi; şimdilik
- sigàru; sigari (ç) (tsigara) = sigara
- sijim; sicim (vrıv) = sicim
- siktirdosvam (praştam po dyavolite) = sövmek; cehenneme göndermek; kovmak
- silda = ?
- sileah; siléh; sileaha (silyah) = silah
- sileahlık = silah taşıma kemeri, silahlık
- sileahlık; siléhlık; seleahlık = deri kuşak; silahlık
- silentiya (poroy) = sağanak; şiddetli yağmur
- silnu (silno) = kuvvetle; şiddetle
- silu = zorlukla
- silumka (trudno) = zorlukla; zorla
- silè (silya) = zorlamak
- silè sa (silya se) = zorlanmak
- siléhan si izpraznem = silahı boşaltmak
- silûk = sülük
- silûk (piyavitsa) = sülük
- simit = simit
- simit (simit) = simit
- sin (çedo; galôvno) = oğlan; sevgili
- sin; sinove (ç) (sin) = oğul; erkek evlat
- sinama (kino) = sinema
- sincir (sindjir) = zincir
- sindik (kafez) = kafes
- sindûk / sindyuk = sümdük; yapışkan; yemeğin en güzel yerini başkalarından önce yiyen kimse
- sindûrme; sindermio; sindirmio = sindirme; mıhlama. kaçamaka benzer; mısır unu; yağ ve peynirden yapılır.
- sinek / sinyak (vid guşter) = mavi renkli kertenkele türü
- sinena volna = ?
- sinevitsa (sençesto myasto) = gölgede kaldığı için kar ve buzun erimediği yerler.
- singûk; singyuk (lakomnik) = sümdük; yapışkan; obur. bak sindûk
- sinir (nerven) = sinirli
- sinitsi (drebni gorski yagodi) = küçük orman çileği
- siniye; sinio / sinô (siniya) = sini
- sinko = oğlum
- Sinkufsi = Pomak soy ismi
- sinlet (leden) = buzlu
- sinolyu / sinolû (moy sin) = oğlum; oğulcuğum
- sinsar; tsintsar (stislio; skıpernik) = simsar
- sintse (mınista) = boncuk dizisi; gerdanlık
- sinuven (sinoven; sinovna; sinovno) = oğula ait; oğulun
- sinuye (sineya) = mavileşmek
- sinçanen kûsteçek = zincirli köstek
- sinço; sinçoa (sinçe) = oğlum
- sinır; sinar; sinor (granitsa) = sınır; tarlalar ve mülkler arasındaki sınır
- Sipi mene chey = Bana çay dök
- sipka (şarka) = model ?
- sipvam sa; sipna sa (sipvam se; sipna se) = yayılamak
- sipvam sa; sîpam sa; sîpe sa (sipvam se; sipya se) = dökülmek
- sipvam; sîpam; sîpe (sipvam; sipya) = dökmek
- sirak (sirak) = öksüz
- Sirakovi = Pomak soy ismi
- siraşki (siraşki) = öksüzün; öksüze ait
- siren (sıbor) = topluluk
- siripuştina (skitosvaşt) = boş gezen; işsiz; aylak
- sirka; tsirka (gnoyna pıpka) = irinli sivilce; kabarcık
- sirkio = sirke
- sirkio / sirkô (otset) = sirke
- sirkô = sirke
- sirkô / sûrke / syurkya = sirke
- sirköa = sirke
- sirmio = sürme, kapı sürgüsü, pencere sürgüsü, sürgü
- sirmio / sirmô = sürme; içten sürgülü kapı; pencere kilidi
- sirvàle = bak
- siràçe (siraçe) = küçük öksüz
- sirîka; tsirîka (plaçe) = haykırarak ağlamak
- sirók (bt) = geniş; bak şirok
- sistu (çist; -a; -o) = temiz
- sisvi = ?
- sitna baylamo = ince bağlama; ince saz
- sitno (tınık) = ince
- sitnu = ince
- siv; sif (siv) = gri
- sivi volove (sivi volove) = boz renkli sığırlar
- sivèye (siveya) = kırlaşmak
- siya; syae; sey (tezi) = bunlar
- siçku (vsiçko) = her şey
- skaharén (bt) (s kahıren) = üzgün
- skakal = çekirge; bak ıskakal
- skakal (skakalets) = çekirge
- skala (gramada) = kaya
- skala pokaçvam / skala pukaçem = merdiven çıkmak
- skalapésa /skalapyasa = nasıl yapıldığına bakmak; üst üste dizmek; kalıplamak
- skandala (preçka) = engel
- skapva (zapoçva leko da vali) = damlamaya başlamak; hafifçe yağmak
- skarfitsa (bezopasna igla) = çengelli iğne
- skaridliv (kaprizen za yedene) = mızmız; yemek beğenmez
- skemle (skemlya) = bak iskemle; sandalya
- skepırne; skepoarne (mırşavo) = çok ince şey; zayıf
- Skeçınskine ayane = İskeçe ayanları; beyleri
- skitasvam (zabelyazvam) = çok iyi bilmek; görmek; duymak
- skivale (plyava; ostatık pod senoto) = anız; saman kalıntısı
- sklal (kaçil kilogrami; napılnyal) = kilosuna ulaşmış; erişmiş; dolmuş
- sklepvam (premigvam) = göz kırpmak; sürekli yanıp sönmek
- skoartam sa () = bağdaş kurmak
- skoasvam sa; skoasam sa (skısvam se; skısam se) = yırtılmak; yıpratılmak
- skoasvam; skoasam (skısvam; skısam) = yırtmak; yıpratmak
- skokarca (slab kato ştiglets) = kuş kadar zayıf
- skokot (gıdel) = gıdıklama
- skokot ma e (gıdel me e) = gıdıklanıyorum.
- skokotişkam (gıdeliçkam) = gıdıklamak
- skolasam (uspyavam) = başarılı olmak
- skolasvam (svırşvam; priklyuçvam) = bitirmek; son vermek
- skolufe = zülüf
- skolufe (bekenbardi) = favori; zülüf
- skolusfove (bakenbardi) = favori
- skondaptsam (spıvam se; neşto me spira) = durdurmak
- skondaptsvam (sbırkam) = karıştırmak; yanlışlık yapmak
- skopo izleya = pahalı gelmek
- skopçam sa; skopça sa (skopçvam se; skopça se) = tutuşmak; girişmek
- skopçam; skopça (skopçvam; skopça) = tutturmak; iliştirmek
- skopózin = bekçi
- skortsa; skoartsa (skırtsa) = gıcırdamak
- skortse (glisti) = kurtlar
- skrabav (mrısen) = pis; kirli
- skrafísom (bt) = tıraş
- skrana (mrısotiya) = pislik
- skreba (povet) = ak asma; yaban asması
- skripalets (vid treva) = labada bitkisi
- skripe (sviri; skırtsa) = gıcırtı
- skripio golyam si (mnogo si stisnat) = elin çok sıkı; çok cimrisin
- skripio; skripô (brımbar rogaç) = geyik böceği
- skrıkav (stisnat) = eli sıkı; cimri
- skuhtôt (drazniyat; sırbyat) = diş etleri tahriş olmuş
- skukutişkam (gıdeliçkam) = gıdıklamak
- skumrek (zloyado dete) = huysuz çocuk
- skundaptsvam (prepıvam se) = çelme takılmak; engel olunmak
- skupodèsal (sednal) = oturmuş; üst üste atılmış
- skuráf (bt) = jilet
- skut (skut) = kucak
- skutove (skotove) = sığırlar
- skutsal (vnezapno vloşavane na zadravoslovnoto) = ani sağlık bozulması; aniden hastalanma
- skvàsem sa; skvàse sa (skvasyavam se; skvasya se) = mayalanmak; koyulaşmak
- skàla; skalka (stıbleşte) = merdiven; basamak
- skàçem; skàçe (skaçvam; skaça) = takmak; iliştirmek
- Skéça; Skéçe (Ksanti) = İskeçe
- skópo (bt) = pahalı
- skılçno (trudno proiznosimo) = ?
- skırzika (stırje; proskırtsva; skripie) = ?
- sladkustnik (koyto obiça sladko) = tatlıyı seven; ağzının tadını bilen
- sladkustnik (çrevougodnik) = kim nasıl severse; isterse; zevkine göre
- Slana pannala = kırağı dümüş
- slanse (slıntse) = bak
- Slansene izliza = Güneş çıktı
- Slansene privale = güneş battı
- slantsevo = güneşli
- sled (sled) = -den sonra
- Sled obyat = Öğleden sonra
- sledvam (sledvam) = geçmek; vazgeçmek
- Slepovi = Pomak soy ismi
- sletal (glupak; govoreşt neleposti) = aptal saçma sapan konuşan
- sletlah se (zabavih se; zamotah se; obırkah se) = unutmak; aklı karışmak
- sligura (slab çovek) = zayıf kimse
- Slimiya kasaba = Selimiye kasabası; Sliven
- slisan () = çekinmiş; hayrete düşmüş; becerememiş
- slisvam (slisvam) = çekinmek; becerememek
- slizam; sleaza; slezna (slizam; slyaza; slezna) = inmek
- sloanse; slóntse; slanse (bt) (slıntse) = güneş
- slujba da slujam = görev yapmak; hizmet yapmak
- Slushay mene kak shti kajem = Dinle beni ne söyleyeceğim
- SLUŞE = dinle/DİNLEYİN
- slàgam sa; sloja sa (slagam se; sloja se) = yerleşmek; oturmak
- slàgam; sloja /uslagam; usloja (slagam; sloja) = koymak; yerleştirmek
- slàma (slama) = saman
- slàna (slana) = kırağı
- slátak (bt) (sladık) = tatlı
- slîva; slîvi (ç) (sliva) = erik
- slùşam sa (vsluşam se) = dinlemek; kulak vermek;
- slùşam; slúşom = duymak
- slùşam; uslùşam; slúşom (bt) (sluşam) = dinlemek; duymak; itaat etmek
- Smalya / Smàle = İsmail (öa)
- smandrosa = hızla yapmak; hızla yemek; silip süpürmek
- Smayilisa = İsmail’in karısı
- Smayuluski = Pomak soy ismi
- Smayıl; Smalya; Samalka; Malyô; Smile = İsmail (öa)
- smeah; sméh (smyah) = gülüş; gülme
- smestvam sa; smeste sa (smestvam se; smestya se) = sığmak; yerleşmek
- smestvam; smeste (smestvam; smestya) = yerleştirmek
- smesvam; smesya (smesvam; smesya) = karıştırmak; içine katmak
- smeyé (smeya) = gülmek
- smeşnu (smeşno) = gülünç biçimde
- smidal = bal ismidal
- Smile = İsmail (öa)
- smisan (oprosten; izryazan; obednen; izblednyal) = basit; kesilmiş
- smitam; smete / ismitam; ismete (smitam; smeta) = süpürmek
- smitsam (smıkvam; primıkvam) = koparmak
- smivam sa; smiye sa (smivam se; smiya se) = yıkanmak
- smivam; smiye (smivam; smiya) = yıkamak; yıkatmak
- smlati go (prebi go ot boy) = onu döv; ona dayak at; ona tokat yapıştır
- smok = karayılan
- Smokina = incir
- smokva; -i; smukîni (smokinya; -ni) = incir; yemiş
- smortsa (sopoliv) = sulu
- smortsam (podsmırçam) = sümüklenmek; sulanmak
- smorznal (premrıznal; istinal) = ürpermiş; soğumuş; soğuk hissetmiş
- smoçindra (golyam smok) = büyük yılan
- smufkam (smuça) = emmek
- smuftul (biberon) = biberon olarak kullanılan içine şeker konup bağlanmış bez
- smuhte (smuçe; izsmukva) = emmek
- smèsenu (smesen; smesena; smeseno) = karışık
- smèşen; smeşna; smeşnu (smeşen; smeşna; smeşno) = güldürücü; gülünç
- sméne; smenyé (bt) = gülümseme
- smômso (bt) (smeya) = gülmek
- smöm (bt) (usmivka) = gülümseme
- snaha = kız
- snaha; snahi (ç) (momiçe; devoyka) = kız
- snajka = bel; vücut
- snajçitsa; snaşitsa = vücutçağız; belceğiz
- sneak leti (vali snyag) = kar yağmak
- sneak; isneak; sneguve (ç) (snyag; snegove) = kar
- snejna (dılbok snyag) = derin kar; çok kar; kar tozuması
- sniknalo (zaoblaçeno za silen valej) = her tarafı bulut kaplaması; çok bulutlu şiddetli yağmur
- Snoashta
- Snoashtasi doyde = Dün akşam geldim
- snoaşta (snoşti) = dün akşam
- snoha (snaha) = ?
- snova (obikalyam) = dolaşmak; gezinmek
- snovalka (sovalka) = mekik
- snoşniçka = akşamki
- snàga (snaga; tyalo) = 1- bel; 2- beden
- so (s; sıs) = ile; birlikte
- soahna (sıhna) = kurumak
- soalza; soalzi (ç) (sılza) = gözyaşı
- soalze (sılzya) = gözleri yaşarmak
- soalzlivu (sılzliv; sılzliva; sılzlivo) = gözü yaşlı; göz yaşartıcı
- soamvam sa; soamva sa; soamna sa (sımvam se; sımva se; sımna se) = şafak sökmek; sabah olmak; gündoğmak
- soan vîde = rüya görmek; (faf soan vide
- soan; söan (sın) = uyku
- Soanegu glöadah = Rüya gördüm
- soanen; soanna; soannu (sınen; sınna; sınno) = uykulu; uyku (şeyi)
- soanenu (sınen; sınena; sıneno) = uykulu
- soanlivu (sınlivo) = uykulu; dalgın
- Soanni = otur
- Soanni, skoartasa da yedesh = Otur, bağdaş kur da yemek ye
- soanvam (sınuvam) = rüya görmek
- soarde sa; rasoarde sa (sırdya se) = kızmak; öfkelenmek; gücenmek; darılmak; küsmek
- soarde; rasoarde (sırdya) = kızdırmak; öfkelendirmek
- soarna; sorna; sarna (sırna) = karaca
- soarp (sırp) = orak
- soasakan (sklad) = anbar; depo
- Soasakan pcihinitsa poalnu = Ambar buğday dolu
- soavne = gün ağarmak; sabah olmak
- soaştu (sışto) = dahi; da; keza
- Sobuta; Soabuta; Sóbata (bt) (Sıbota) = Cumartesi
- soden; sodin (dnes) = bugün
- sodevi kori = tereyağlı kalın saç pidesi
- sodka; tsodka (pıpka) = ?
- sodnitsi (jiteli) = oturanlar; ahali; bir yerin halkı
- sofra; sufra; sufroa (postavka) = büyük tahta sofra
- sogradem (sgradyam) = inşa etmek
- soha; tsoha () = çuha; bir çeşit yünlü kumaş
- sokak; sukak; sukatsi (ç) (ulitsa) = sokak
- sokàçe (ulitsa) = küçük sokak
- sol (sol ) = tuz
- solko; solkova (tolkova) = bu kadar
- solmen; solmin (ohlyuv) = salyangoz; sümüklü böcek
- solnik (solnik) = tuzluk
- soltokva (leştarka; vid ptitsa) = keklik kuşu
- soluk; suluk (dıh; vızduh) = soluk; nefes
- solè; suleye (solya ) = tuzlamak
- som; sum (bt) = olmak; bak sam
- somva sa (sımva se) = şafak olmak; gün ağarmak; bak sovne
- son; söan; sone; sone (sın) = rüya
- sonkam; tsonkam (zvınya) = çınlamak; zil çalmak
- sonnal; tsonnal (izpil; piynal) = içmiş; zil zurna olmuş (deyim)
- sonyam; soném (sınuvam) = rüya görmek
- sor (kup) = demet; yığın
- sorbem; soarbem; sórbom (bt) (srıbvam) = yudumlamak
- sordnal = küskün
- sorkam; tsorkam (doya) = süt sağmak;
- sornek (sırnela; vid gıba) = bir geyik türü
- sortse yunatsko (sırtse yunaşko) = yiğidin kalbi
- sorçitse (glıtka) = yudum
- sovat () = suvat; hayvan sulama yeri
- sovna sa (razvideli se utro) = gün ağarmak; hava aydınlanmak
- sovne; söavne (sımvam) = güneş doğmak
- soy = bu; bak asoy
- soy (poteklo; proizhod; rod) = soy
- soy den = bugün
- soya (tozi) = bu (eril)
- soyka (soyka) = sustalı çakı
- soysuzin; seysuzin (mrısnik) = soysuz
- soytariye (kloun) = soytarı
- spap (çeiz) = çeyiz
- spaparosa (udari go mnogo silno i neoçakvano) = ansızın hızla vurmak
- sparujeno (zaparvane) = haşlanmış; pişmiş
- spiken / spikyan; spiten (spleskan) = basılmış; ezilmiş; basık; ezik
- spila (trap; strımna skala) = merdiven; tehlikeli uçurum
- spirto; ispirtu (kibrit) = kibrit
- splina (dalak) = dalak
- spolay (blagodarenie) = teşekkürler
- spona (kıso vıje) = hayvan otlatırken ön ayaklarına bağlanan kısa ip.
- sporojda (kolan) = kemer
- sporojdaş = kemerleri sıkasın; idareli gidesin
- spravi mi sa (struva mi sa) = bence; bana geliyor ki
- spumina (spomena) = hatıra; anı
- spuminam; spumina; spomnem si (pomnya; spomnyam si) = anmak; hatırlamak
- spuşeno (izbuyala gısto rastilnost) = sık bitki örtüsü ile kaplanmış
- spuşi sa = ?
- spírom (bt) (spiram) = durdurmak
- spöm (bt) (spya) = uyku
- sram; usram (sram) = utanç
- sramlif (sramliv; sramliva; sramlivo) = utangaç; sıkılgan
- sramnu (sramno) = utanarak
- sramvam sa (sramuvam se) = utanmak
- srebarno (srebırno) = gümüşlü
- Sreda = Çarşamba
- sredişte (sredişte) = merkez
- sredişten (sredişten) = merkezî
- sredni = ortadaki; ortanca
- srednono pisilo = dokunan ip sırasının ortası
- srednu (sredno) = ortalama olarak
- sredulka (nay vıtreşnata çast ot glava zelka) = lahananın en iç kısmı; ortası
- sredè (v sredata) = arasında; ortasında
- sreştu; sroaştu; srestú (bt) (sreştu) = karşı; karşıda; karşıya
- sroaşta (sreşta) = karşılaşma; rastlantı; tesadüf
- sroaştam sa; sroaştna sa (sreştma se; sreştna se) = karşılaşmak; görüşmek; buluşmak
- sroaştam; sroaştna (sreştam; sreştna) = karşılamak; rastlamak; tesadüf etmek
- sroaştan; sroaştna; sroaştnu (sreşten; sreştna; sreştno) = karşıdaki; karşı
- sroaştu; sroştu (sreştu; otsreşta) = karşı taraf; üzerine; aleyhine; -ye karşı; -nin arifesi
- srovu = bak surovu
- srukvam (vikam) = bak rukam
- Sryada = Çarşamba
- sràmen; sramna; sramnu (sramen; sramna; sramno) = utanç verici; ayıp
- srèda (sreda) = orta; ara
- srèdan; sredna; srednu (sreden; sredna; sredno) = orta; ortalama; ortadaki
- Sréda (sryada) = Çarşamba
- staden; stadna; stadnu (staden; stadna; stadno) = sürüye ait; sürünün; sürü (şeyi)
- staen; stayna; staynu (staen; stayna; stayno) = odalı; odanın
- stafîdi = üzüm (Yunanca stafila)
- Stambul = İstanbul
- Stambulski çakır mahmudi = İstanbulun çakır mahmudi’si
- stan; stanoan (stan) = tezgah
- Staptagu var kamen = Taşın üstüne bastım
- staptal (stıpkal) = ezilmiş; çiğnenmiş
- Stara chileak varvi sas tuyegana = Yaşlı adam bastonuyla yürüyor
- stareye; ıstareye (stareya) = ihtiyarlamak
- stargalnik (klin s koçan) = rendelenmiş pancar koçanı böreği
- staritsa; starisa () = yaşlı kadın
- starkove (starite) = yaşlılar; eskiler
- stavam pişman (razkolebavam se) = pişman olmak
- stavlet = ?
- steagam sa; stegna sa (styagam se; stegna se) = hazırlanmak; katılaşmak; biriktirmek
- steagam; stègna (styagam; stegna) = sıkmak; bağlamak; hazırlamak; kuvvetlendirmek; sertleştirmek
- stelba = ?
- stevni (stımni; zatımni) = loş; karanlık
- stipam (trıgvam; vırvya) = gitmek
- stipam tuv-tam (vırvya zig-zag) = bir oraya bir buraya gitmek; zigzag yapmak
- Stirma izlelu = Çıban çıkmış
- stivasvam (biya) = dövmek; vurmak
- Sto = 100
- sto (sto) = yüz
- stoarnu (struya) = akıntı
- stobur (stılbo) = direk
- stol (stol) = sandalye
- storya / store kabahat = kabahat etmek
- stotin = bak; ustutina
- stoyni (spri se) = durunuz !
- stoyni (spri stoy! (stoy) = dur
- strah (strah) = korku; endişe
- strahlif; strahliva; strahlivu (strahliv; strahliva; strahlivo) = korkunç
- strahùvam sa (strahuvam se) = korkmak
- strakina (dılboka gilnena panitsa) = derin toprak kase; saksı
- stranà (strana) = memleket; ülke; kenar; taraf; kıyı
- stratû / stratyu () = kırmızı çiçekli bir bitki türü
- strayvam sa; straye sa (staryvam se; straya se) = çekinmek
- straşnu (straşno) = korkunç surette
- strigosvam; strigosam (rendosvane; udryane; strugovam) = rendelemek; dövmek; öğütmek
- striko (çiço) = amca
- stroga (proluka v ograda) = ?
- strogosvam (dırja se strogo) = sıkı tutmak
- stroçek (strıkçe; malko buletçe) = küçük buket; çiçek demeti
- strup (koriçka na raniçka) = yara kabuğu
- stràşen; straşna; straşnu (straşen; straşna; straşno) = korkunç; korkulu; müthiş; çirkin
- strıglo (brana) = ot toplamak için tırmık
- studeno = soğuk
- studéno; studenu; ustudenu (studeno) = soğuk
- stukmaçen (sbit; navit; tejest v stomaha) = mide ağırlığı; hamur kalmış; iyice pişmemiş
- styag / stég (ukraseno svatbeno zname) = süslü düğün bayrağı
- styagam (prigotvyam) = hazırlamak
- styagam sa (prigotvyam se) = hazırlanmak
- stàdu (stado) = sürü
- stàr (e); stàra (d); staru (n); stari (ç) (star; -a; -o; -i) = yaşlı; eski
- stàvam; stàna (stavam; stana) = ayağa kalkmak; kalkmak; olmak; yaramak
- stàya (staya) = oda
- stígnavom (bt) (stigam) = gitmek; ulaşmak
- stòye (stoya) = ayakta durmak; durmak
- stólba (bt) = dal; kol
- Stöagnatu = sıkı
- stılba; stolba; stoalba (stılba) = direk
- stıptano; stıpkano (otıpkano; stıpkano) = ezilmiş; üstüne basılmış
- sudrie (da se napasne dobre) = halı; kumaş vs. renk ve motifleri birbirine uyumlu hale getirmek
- Sufi = Yusuf (öa)
- Sufka = Yusuf (öa)
- sufro (niska masa; sofra) = sofra
- sugaf tugaf (ponyakoga) = arasıra
- sugan = soğan
- sugan (kormid luk) = soğan
- suganisva (varti se na edno myasto) = aynı yerde dönmek; nereye gittiğini bilememek
- sugarno (kısno) = son olarak; en yeni
- sugonisam se (vırtya se) = dönmek
- suh; suha; suho (suh; suha; suho) = kuru; kurumuş
- suha veyka = kuru dal
- suhar (suh klon) = kuru dal
- suhi = kurudur
- Suhu = kuru
- suhu (suho) = kuru biçimde
- sukak = bak sokak
- sukman (sukman) = kaba kumaştan kolsuz elbise; önlük; eteklik
- Sulacivi = Pomak soy ismi
- Sule = Süleyman (öa)
- suleneye (soleneya) = tuzlanmak
- sulin (vid morska riba) = bir çeşit deniz balığı
- Sultan Seliman zeyman = Yavuz sultan selim
- sultan; sultanin; sultanın = sultan; padişah
- sultane = sultanım! (hitap)
- sultanka = Padişahın karısı
- sultilnik (kutiya za sıhraneniya na sol) = tuz kabı
- suluk (kratka poçivka) = soluk; kısa mola
- sumontiya; sumuntiya (beztselno) = avare; bozgezen; tembel
- sumun = somun
- sumun (samun) = somun
- Suna = bak Ayşe (öa)
- sune (pırzalya se; hlızgavo e) = kaymak
- suni sa (mrıdni se; premesti se) = kıpırdamak; hareket etmek
- Sunka = bak Ayşe (öa)
- sunuve = çözgü
- supo (sepiya; oktopod) = kalamar; ahtapot
- supok (kupçinka; koeto stoy izpraveno) = kazık; dik duran şey
- sur (rus) = sarışın
- sur; sura; suru (sur; sura; suro / rus; rusa; ruso) = açık gri; sarışın
- suradàn (izvednıj) = aniden; birdenbire
- Surashtana koashta = karşıdaki ev
- surat (litse) = surat
- surav; surava; suravu (surav; surava; suravo) = yaş; kurumamış; pişmemiş
- sure = (Kuran’dan) sure
- surgûn / surgyun (raztroystvo) = sürgün; ishal
- surkam (plızgam; pırzalyam) = ?
- surna (vlaça) = kaydırmak; yuvarlamak; sürüklemek
- surna sa (pırzalyam se) = emeklemek; sürüklenmek
- surna sa (vlaça se) = kaymak; yuvarlanmak; sürüklenmek
- surnalka (pırzalka) = kaydırak
- surnalo (çovek koyto se vlaçi) = sevilmeyen kimse; sürünen kişi
- surnam (nosya; vlaça) = taşımak; sürüklemek
- surneleşka = sürüngen; yavaş; halsiz adam
- suro (sivo) = gri renkli
- Suroashte = karşı
- suroaştu (sreştu) = karşı; karşıda
- surovu (surov; surova; suravo) = kurumamış; yaş; pişmemiş; sert; kaba; zalim
- surovu (surovu) = sert şekilde
- susamova banitsa = susamlı börek
- sustanu = çöplük
- Sutrin = Sabah
- Sutrinta = Sabahleyin
- suzi = ?
- suça (suça) = emmek (dlgz
- suşa (suşa) = kuraklık
- suşavu (suşav; suşava; suşavo) = kuru
- suşenu (suşeno) = kurumuş; kurutulmuş
- suşina (suşina) = kuru yer
- suşka (treska; trınçe) = diken
- suşki (drebni çastitsi) = küçük parçacıklar
- suşte (smet) = çöp; ıvır zıvır
- suşte; suştie (bt) (smet; smetişte) = çöplük
- sva (tova) = bu(nötr); bak asva
- svaligu = İndir
- svat; ç = svatove (ç)
- svatba; nesvatba (svatba) = düğün
- svatban (svatben; svatbena; svatbeno) = düğüne ait; düğün (şeyi); düğünün
- svatoştina (svatovstvo) = yakınlık; yakın akrabalık
- sveka; isveka (vseki) = herkes
- sveta (svyat) = dünya; alem
- sveti; isveti (sveti; svetıl) = aydınlık
- svetilka; sfitílka (bt) = ışık veren alet; ışık kaynağı
- svetna zvezda = yıldız parlamak
- svetna; isvetna = aydın; aydınlık
- sveya; isveya (vinagi) = her zaman; daima
- sveştilka (lopen; vid rastenie) = sığırkuyruğu bitkisi
- Svin = Domuz
- svinok (nisık; zakriven) = düşük; kavisli; bükülmüş; kısa kalmış; güdük; büyümemiş
- svira (svirya) = (bak) isfira
- svitak = bükülmüş; sarılmış ot balyası
- svitu (svit; svita; svito) = büzülmüş; kıvrılmış; kıvrık
- svoarzam (svırzam; svırja) = bağlamak
- svoy; svoya; svoye (svoy; svoya; svoe) = kendi; kendinin; ;-im; -nin; -imiz; öz; kendine has
- svraştam = geri döndürmek
- svraştam; savoarna (svrıştam; svırna) = sapmak; toplamak; bitirmek
- svàlem; svàle (svalya) = çıkarmak; indirmek; başından atmak
- svàrşem; svarşe (svırşvam) = bitirmek
- svéşka (svetlina) = ışık
- svíne (svinya) = domuz (bak) isfine
- svírem (svirya) = düdük öttürmek
- svírenye; svirene = ıslık; üfleme
- sya (sega) = şimdi
- syehala (shvanala) = sertçe kavramış; tutmuş
- syera; syara (kolastra) = bak sera
- Syulman / Sûlman = Süleyman (öa)
- syumbyul = sümbül
- syurkya = sirke
- syutlyaş = sütlaç
- sàl; sàla; sàlu (tsyal; tsyala; tsyalo) = bütün; tam
- sàla = salata
- sàla;salo (salata) = salata
- sàlan-noaş (tsyala noşt) = bütün gece
- sàlata (salata) = salata
- sàlça = salça
- sàlça (saltsa) = salça
- sàm-samiçka (sam-samiçık) = yapayalnız
- sàmin (samin) = yapayalnız
- Sàmina = Samiye (öa)
- sàmo; sàmu (samo) = yalnız başına
- sàmutnu (samotno) = tek başına olarak
- Sànô; Sanço; Sanka = Hasan; bak Asan
- sàya (tazi) = bu (dişil); bak asoy; asva
- sàye (bozaya; suça) = emmek
- sèbe; sèbe si (sebe; sebe si) = kendini; kendi kendi kendine; -m; -im
- sèdem (sedem) = yedi
- sèdem; sedna (syadam; sedna) = oturmak
- sèdemdèset (sedemdeset) = yetmişyedi
- sèdemdèset gudîşen; sedemdeset gudişna; sedem gudişnu (sedem godişen; sedem godişna; sedem godişno) = yetmiş senelik; yetmiş yaşında
- sèdemgudîşen (sedemgodişen) = yedi senelik; yedi yaşında
- sèdemustutin (sedemstotin) = yediyüz
- sèkakva; sèkakvu (vsyakakıv; vsyakakva; vsyakakvo) = her türlü
- sèki; sèka; sèku (vseki; vsyaka; vsyako) = her; herkes
- sèkoy; fafsèkoy (vsyakoy) = herkes
- sèlişte (selişte) = meskun yer
- sèlu = dikili; dikilmiş
- sèlu (selo) = köy
- sème (sème) = tohum
- sèmenen; semenna; semennu (semenen; semenna; semenno) = tohuma ait; tohumun
- sènke; sénka (syanka) = gölge
- sènu (seno) = çayır otu; kuru ot
- sèra () = ağız sütü; ilk sütü
- sètam sa; sète sa (seştam se; setya se) = sezmek; farketmek; akla gelmek; anlamak
- sètam; sète (seştam; setya) = po. anlamak; bg. hissetmek; duymak
- sètna; sètnu (seten; setna; setno) = sonra; sonradan; son; sonuncu
- sètre (setre) = ceket
- sèydene = bugünlerde
- sèye (seya) = tohum ekmek; elemek; yaymak; saçmak
- sèçen; seçena; seçenu (seçen; seçena; seçeno) = kesilmiş
- sé; sya (sega) = şimdi; şu anda
- sédom (bt) (sedya) = oturmak
- sékade; sákade (navsyakıde) = her yerde
- séştom (bt)(seştam) = hatırlamak
- sîganin (e); sîganka (d); tsigani (ç) (tsiganin; tsiganka) = çingene
- sîganski; -a; -u (tsiganski; -a; -o) = çingenenin; çingeneye ait; çingene şeyi
- sîgançe (tsigançe) = çingene çocuğu
- sîla (sila) = güç; kuvvet; takat; zor kullanım
- sîlen; silna; silnu (silen; silna; silno) = kuvvetli; güçlü / etkili
- sîlum; silom (trudno; edvam) = zorla; kuvvetle; cebren;
- sîne; sîno; sînu (sino) = oğlum
- sînu; sîni (ç) (sin; sinya; sinio) = mavi
- sîrene (sirene) = peynir
- sîten; sitna; sîtnu (siten; sitna; sitno) = ince; ince olarak; sık sık
- sîtu (sit; sita; sito) = tok; doymuş
- sîtu (sito) = elek
- sîvu (siv; siva; sivo) = kır rengi; kül rengi; kül rengi
- sòba (peçka) = soba
- sòfa (zala) = sofa
- sòlenu (solen; solena; soleno) = tuzlu
- sòlenu (soleno) = tuzlu olarak
- sóltza (bt) = gözyaşı
- sórtse (bt) (sırtse) = kalp
- sôdnovanitsa () = yeni ev kutlaması
- sùça (soça) = göstermek; işaret etmek
- sûlûntiya (poroy; jena s leko povedenie) = sağanak yağmur; hafif davranışlı kadın
- sûndurme /syundurme = sütlü bir yiyecek
- sûndûk; sündük (mrısnik) = sümdük; yapışkan kimse
- sûnetisvam = sünnet etmek
- sûnetisvane = sünnet etme; sünnetleme
- sûriye; süriye (golyamo stado) = sürü
- sûrke = sirke
- sûrke / syurkya; sürká (otset) = sirke
- sûrmô = ? sürme
- sûrtûk = sürtük
- süfür = sahur
- sülelè = sülale
- sülelè (rod) = sülale
- süláh = bak silah
- Sülçe; Sülço = Süleymancık; Süleyman ismi küçültme şekli
- Sülçvitsa = Süleymanın karısı
- Sülü; Sülçe; Sule; Manku; Mançu = Süleyman (öa)
- Sülüski = Pomak soy ismi
- sünét; sûnet (obryazvane) = sünnet
- sürgünlûk (bt) = ishal
- Sürina = Süreyya (öa)
- sürká = sirke
- sütlaş = sütlaç
- sütlaş; sütleaş (syutlyaş) = sütlaç (sütlü aş kelimesinden)
- sütleaş = sütlaç
- süzgèçe (tsedka) = süzgeç
- sıbiram; sıbera (sbiram; sbera) = toplamak
- sıbleçam = elbiselerini çıkarmak; soyunmak
- sıbuvam = çıkartmak
- sıdba = baht
- sıdetinena (bremenna ) = hamile
- sıdev / sadef; sıdeva / sadeva (nasam) = burada; buraya; bak
- sıdrana = yırtık
- sıfır (nula) = sıfır
- sıhat (zdrave) = sıhhat
- sıhatliye (zdrav; zdraven) = sıhhatli
- sıjijam (izgaryam; pregaryam neşto do pepel) = yakmak; kül etmek
- sıjulba (obelva) = soymak; ayıklamak (fasulya vs)
- sıklet (iznerven; nespokoen) = iç sıkıntısı
- sıklet; saklet (bezpokoystvo) = sıklet; rahatsızlık
- sıkratenu (sıkraten; sıkratena; sıkrateno) = kısa; kısaltılmış; azaltılmış
- sıkırınca; skrınca (stisnat) = sıkı; eli sıkı
- sılmen; salmen (ohlyuv) = salyangoz
- sılzi / salzi; soalzi = gözyaşları
- sılzi ronvam = gözyaşı dökmek
- sındardisva = ?
- sıpinam (spıvam) = tekere taş koymak
- sırbogoz (priştiyavka; izlişno; neneobhodimo udovolstvie) = ?
- sırmeni çervitsi = sırmalı çevreler; örtüler
- sırmeno (sırmeno) = sırmalı
- sırmoa = sırma
- sıroa (red; reditsa) = sıra
- sırça = sırça
- sırça (stıkleno parçentse) = cam parçası; sırça
- sırçan; sırçanka (metalen şiş) = metal şiş
- Sıs = ile
- Sıs nega = onunla
- sısuna sa (svleçe se) = ?
- sıtmoa (malariya) = sıtma
- sıva (sva) = bu
- sıvdo /savdo; sevdo = sevda
- sıvoa (gips) = sıva
- sıvoarşe = tamamlamak; işi bitirmek. bak
- sıznavam; sıznaye (sıznavam; sıznaya) = farkına varmak; tanımak; anlamak
- sızreavam; sızreye (sızryavam; sızreya) = olgunlaşmak
- sıçak = saçak; odun kulübesi
← Tüm harfler / Alle Buchstaben