„K“ ile başlayan kelimeler — Pomakça
1192 Einträge · Pomakça–Türkçe–Almanca
- -kina praviş = ne yapıyorsun
- kaba; kabav (podut; podpuhnal) = kabarık; şişkin
- kabadaliye (naperen; izvesten) = ?
- kabadayîye (kabadayiya) = kabadayı
- kabahat pravem () = kabahat etmek
- kabahat; kabaet (vina) = kabahat
- kabak (oven bez roga) = boynuzsuz koç
- kabardîsam (kabardisvam; kabardisam) = kabarmak
- kabgà; kavgoa (kavga) = kavga
- kabir (grobe) = kabir
- kablitsa (vedro) = ağaç kova
- kabà; kaboa (kaba; grub) = kaba
- kabàdayilık; kabadaylok (kabadayilık) = kabadayılık
- Kabé; Kàböa; Kebò; Keboa = Kabe
- Kachamak yedam = Kaçamak yiyorum
- kadaif = kadayıf
- kadayif = kadayıf
- kadayif (kadaif) = kadayıf
- Kade ideş = Nereye gidiyorsun?
- Kade jiveete = Nerelisiniz?
- Kade li sha yide = Nereye gidecek
- Kade ste rajdani = Doğum yeriniz?
- kademliye; -a = kademli; uğurlu; kıdemli
- kader (sıdba) = kader
- kaderliye (obreçen) = kaderli
- kadersiz; kadersîzin = kadersiz
- Kadesi = Neredesin?
- kadeutvadeş = nereye gidiyorsun
- Kadeye = Nereye?
- Kadeye hodil = nereye gitmiş?
- Kadeye hodish = nereye gidiyorsun?
- Kadeye valköa umre = Nerede kurt öldü
- kadga (kato çe li) = ?
- kadi varviş = nereye gidiyorsun
- kadife (kadife) = kadife
- kadifènu = kadifeden
- kadifènu (kadifen; -a; -o) = kadifeli; kadifeden
- Kadirçu = Kadircik; küçük Kadir
- Kadoankuski = Pomak soy ismi
- Kadrina; Kadirina = öa. Kadriye
- kadurka (dırven sıd podoben na katsa) = kasaya benzer ahşap nesne
- kaduşka (zılva) = elti
- kadáh; kadaf (çaşka) = kadeh
- kadè (kıde) = nerede
- kadè; dè (kıde) = nerede; nereye
- kadètu (kıdeto) = neredeki; nereye ki
- Kadé ye hodiş? = Nereye gidiyorsun?
- kadísavam (bt) = katılmak
- kadîye (kadiya) = kadı
- kadınge; kadange = teyzenin kayın validesi
- kadıno; kadòna (jena) = kadın
- kafadar (glavatar) = kafadar
- kafe = kahve
- kafecîye (e); kafeciyka (d); kafecii (ç) (kafedjiya) = kahveci
- kafes (kletka) = kafes
- kafezlino penjure = kafesli pencere
- kafitsa = kahvecik
- kaftançe = kaftancık
- kaftançe (kaftançe) = kaftan; kaftancık
- kaftançe mekazliyçe = ?
- kaftàn (kaftan) = kaftan
- kafè = kahve
- kafîr; kafîrin (nevernik) = kafir
- kaföa = kahve
- kahorana; kahorni = kahırlı
- kahore sa (kahırya se) = kahırlanmak
- kahpè; kahpöa (kuçka) = kahpe
- kahvâ = kahve
- kahvâ; kavé; kafé (kafe) = kahve
- kahór; kahoar; kahore (kahır; griji; pritesneniya) = kahır
- kaik (lodka) = kayık
- kail (sıglasen) = kabul etmek; aynı fikirde olmak
- kail sam (sıglasen sım) = aynı fikirde olmak
- kaiş (kaiş) = kayış
- Kajemu dagu videm = Göster bana göreyim
- Kaji mi = Bana söyle
- Kak = nasıl?
- kak (kak) = nasıl?
- kak (kak) / “kak si = Nasılsın?”
- kak (zaplata) = maaş; aylık
- Kak da gu pràviş? = Onu nasıl yapıyorsun?
- Kak da idem = Nasıl gideyim
- Kak da mu pîtam = Nasıl ona sorayım
- Kak da mu rekam = Nasıl ona söyleyeyim
- Kak da varvim = Nasıl gidelim
- Kak e dnes vremeto? = Hava bugün nasıl?
- Kak moga da utide faf tselo ? = Köye nasıl gidebilirim?
- Kak pràviş? = Nasıl yapıyorsun?
- Kak sa turila detenu yüme = Çocuğun ismini nasıl koymuşlar?
- kak si = nasılsın
- Kak site vi sa mnogo hubavi = Saçınız çok güzel
- kak ste ? = Nasılsınız?
- Kak stesa patishtata = Yolların durumu nasıldır?
- Kak ta zuvat? = Adın nedir?
- Kak tebe zavut? = Adın ne?
- kakaf; kaf / kakof; kof (kakıv) = ne; nasıl; bak kakoaf
- kakaluşka (kostilka) = çekirdek
- kakarco; kakarjo (slab; mırşav) = zayıf
- kakavànin (nehranimayko) = yaramaz herif; serseri
- kakoaf; kakva; kakvo (kakıv; kakva; kakvo) = hangi; ne gibi; nasıl ki; ne; ne biçim
- kakoaftu; kakvàtu; kakvòtu; kakvîtu (kakıvto; kakvato; kakvoto; kakvito) = -dığı gibi; nasıl ki
- kaksa; kaksu (kakto) = nasıl; nasıl ki
- kaksi? = nasılsın?
- kaktazwoo? = adın ne?
- Kakto jelaete = Nasıl isterseniz
- kaktu (kakto) = gibi; -diği gibi; olduğu şekilde; nasıl ki
- Kakvasa chuka niznayem = Ne gürültü oldu bilmem
- Kakvo beshe = neydi?
- Kakvo chuva = Ne duydun?
- Kakvo chuye = Ne duydun?
- Kakvo da dùmam = Ne konuşayım
- Kakvo da kàjem = Ne diyeyim
- Kakvo da réçim = Ne diyeyim
- Kakvo hubavu isviri = Ne kadar güzel kaval çalıyor
- Kakvo hubavu pletene = ne kadar güzel örgü
- Kakvo hubavu ushniki = ne kadar güzel küpeler
- Kakvo ima anolku balnu = ne kadar çok derdi varmış?
- Kakvo kazva = Ne anlattı?
- Kakvo lafi? = Ne konuşuyor?
- Kakvo li duma = Ne konuşuyor?
- kakvo piraviş? = ne yapıyorsun?
- Kakvo pisva asoy kniga = Bu kağıtta ne yazıyor
- Kakvo rabotite = Mesleğiniz nedir?
- Kakvo reche = Ne dedin?
- Kakvo shaptete = Ne fısıldaşıyorsunuz?
- Kakvo troasish? = Ne arıyorsun?
- Kakvo troasiş = Ne arıyorsun?
- Kakvo ustana? = Ne oldu?
- Kakvo zima ut pazaran? = pazardan ne aldın?
- Kakvo zoa = Ne aldın?
- Kakvo şte piete/yadete? = Ne içersiniz/Yersiniz ?
- kakvo; kakò (kakvo) = ne?
- Kakvosa mene / katu mene = Benim gibi
- Kakvotu dete nimoy igra = Çocuk gibi oynama
- kakvotu takvo = nasılsa öyle; ne ki öyle
- kakvòtu (kakvoto) = ne ki; her ne; her nasıl; ne
- kakşe = nasılsın
- kal (kal) = çamur
- kalabalık; kalabalok; kalabaloak (tılpa) = kalabalık
- kalak = israf etmek
- kalakanderitsi (godini) = yıllar
- kalakoncur = buz sarkıtı
- kalam = dokuma tezgâhında iplik dolanan tahta boru, kalem
- kalam (dırvena tıba) = dokuma tezgâhında iplik dolanan tahta boru
- kalaydisano = kalaylanmış; kalaylı
- kalaydisvam = kalaylamak
- kalem = aşı kalemi
- kalem (moliv) = kalem
- kalendérin = kalender
- kalesvam (kanya) = davet etmek; çağırmak
- kalfà; kalfoa = kalfa
- kalimanka; kalmanka (nevestulka) = gelincik böceği; uğur böceği
- kalina (bt) = nar
- kalitsa (drıjka) = çömlek sapı; kulp
- kalkatini = dar ve kıvrımlı yol
- kalkatitsa (zavoy) = dönüş
- kalmana (kuma) = ?
- kalnà sa (kılna se) = yemin etmek
- kaloanats (klyuçalka) = kilit
- kalpak (kalpak) = kalpak
- kalpazanin (pakostnik) = kalpazan
- kaltata (kum) = ?
- kaltatu (kaleko ) = enişte
- kaltsalo; kıltsalo = T biçimli; geniş ağızlı bıçak
- kaltse; kaltsi (pleteni terlitsi) = işlenmiş terlikler
- kaluşka (kapka) = damla
- kalvun = otu yığmak için ortaya konan direk
- kalvun (pridırpvane na seno) = ?
- kalvun; kılvun (çovka) = gaga
- kalvune petela = horoz ibiği ?
- kaláno; koliáno; kulénu (kolyanu) = diz
- kalçùne = yün çorap, patik, kalçun
- kalçùne; kalsune (kaltsun) = çorap; aba çorap
- kalèku (kaleko) = enişte
- kalésam; kalyasam () = ?
- kalô; kalöa (krepost) = kale
- kalıp; kalop; kaloap (kalıp) = kalıp
- kamantiya (uragan) = fırtına
- kamaten / kamatan; -tna; -tnu / kámaton (bt) (krasiv; hubav) = güzel; yakışıklı (yunanca)
- kamatnino (krasavitsa) = güzellik
- Kamatnu kopele i mumiche = Güzel delikanlı ve kız
- kamburin (gırbitsa; gırbuşka) = kambur
- Kamen = kaya
- kamenen; kamena; kamenu (kamenen; kamenna; kamenno) = taştan; taşlı
- kamençata (çerni borovinki) = yaban mersini
- kamfuzya (karam se) = azarlamak
- kamina; kamita (kamina) = şömine (Yunancadan)
- kaminçeta (çerna borovinka) = siyah yaban mersini
- kamyon (kamion) = kamyon
- kamà; kamoa (kama) = kama
- kamınatsi = taşlık yer
- kamış (trıstika) = kamış
- kamşiya; kamşik (kamşik) = kamçı
- kanal; kanàla (kanal) = kanal
- kanat; kanatsi (ç) (krilo) = kanat
- kanca () = kaltak
- kanca (kandja) = kanca
- kancel (kuka) = çengel; kanca
- kandardisvam (ubejdavam) = kandırmak
- kandil; kandila (kandilo) = kandil (yunancadan)
- kandilkam sa (klatya se; zalitam) = yalpalamak; sersemlemek
- kandilçe; kandiltse (kandiltse) = kandilcik
- kandisvam; kandisam (kandisvam; kandisam) = kanmak
- kandos (katsa) = kasa
- kanduriçka (sıd) = alet; araç
- Kangyovi = Pomak soy ismi
- kaninka; kyaninka (palaçnika) = ?
- kaniska = ?
- kanja (kapan) = kapan
- kanoa = kına
- kanoasam (kınosvam; kınosam) = kınalamak
- kanosan (kınosen) = kınalı
- kanosankine alotsi = kınalı alotsi ?
- kanser (rak) = kanser
- kanserliye (rakov) = kanserli
- kantar (kantar) = kantar
- kantarjiye (kantardjiya) = kantarcı
- kanyan (rijav) = kırmızımsı
- kanà; kanò; kinà (kakvo) = ne
- kanépe (kanape) = kanape
- kap (sıd) = kap
- kapak; kapatsi (ç); kapàsi (kapak) = kapak
- kapakliye; kapakliya = kapaklı bakır çanak
- kapaluşki (okapali plodove) = bolluktan dökülen meyveler
- kapan (kapan) = kapan
- kapecik (vrata) = kapı; kapıcık
- kapitan; kapetánin (kapitan) = kaptan
- kapiçki (zelen fasul) = taze fasulye
- kapiçnik (suşen zelen fasul) = fasulyenin kapçığıyla beraber kurutulmuşu.
- kapka (kapka; streha) = damla; saçak.
- kapla = şapka
- kaplumba = kaplumbağa
- kaplumba (gurgulitsa) = kaplumbağa
- kapnaksi = yoruldunmu
- kapsızin = kan emici; kan yalayıcı
- kaptsílniça = broş
- kapula; kıpula (zadnitsa) = hayvan terkisi; at eyeri
- kaput = kaput bezi
- kaput; kabut (byelo platno) = kaput; beyaz kumaş
- kapuşka = oluktan akan damla
- kapçen (sipaniçan) = ?
- kapçuk (dıjd kanavkata) = yağmur oluğu
- kapîna; kapinka (kapina) = böğürtlen
- kapîye (kapiya) = kapı
- kapıciye (e); kapıciyka (d); kapıcii (ç) = kapıcı
- Karaalilovi = Pomak soy ismi
- karagaşka = karakuş
- karagaşka (ptitsa) = karakuş; karga;
- karagios = karagöz
- karagiös = karagöz
- karagiös (karagios) = karagöz; güzel; iri koç
- karaguy (grabliva ptitsa) = kartal cinsinden yırtıcı kuş
- karakol; karayul (politseyski uçastık) = karakol
- karakoncul (dyavol) = şeytan; efsanevi varlık
- karakulak = büyük bıçak
- karamanka (kalinka) = uğur böceği
- karamfil (karamfil) = karanfil
- karamànela; karmànela (navalitsa; bahtanitsa) = kalabalık; kalabalık dövüş
- karan (mor; çuma) = veba; salgın.
- Karanuski = Pomak soy ismi
- karapiper (çéren piper) = karabiber
- karar (myerka; pretsenka) = karar; ölçmek; değerlendirmek; karar vermek
- Karasanuvi = Pomak soy ismi
- karasevdoa (çerna lyubov) = karasevda
- karavàna = karavana
- Karaygu = azarlayın
- Karaygu za asva = bağır şuna
- karayul = karakol
- karaçerçe = koyunlar sağılırken tutan çocuk
- karaşmalık (smutno vreme) = karışıklık; kargaşa
- karaştisvam (smesvam) = karışmak
- karaşık; karaşik (smesitsa) = karışık; benzer; birbirine karıştırılabilen
- kardô; kardöa (zele; kiselo zele) = lahana; lahana turşusu
- karez = düşmanlık
- karez (zloba) = garez
- karfitsa; kırfitsa (bezopasna igla) = ilgiçli iğne
- karganin = sözcüğünden
- kargiya; kargiye (trıstila) = kargı
- karkel; kerkel (navit) = kıvrım; kıvrık
- karkom (strijba na ovtsete) = kırkım; koyunların kırkılması
- karkomciye = kırkımcı; hayvanları kırkan kimse
- karlak; karlık; karluk (karlik) = karlık
- karlangèç = kırlangıç
- karlangèç (lyastovitsa) = kırlangıç; bak lestuviçka
- karleaş (kırlej) = kene
- karmilo; kırmilo () = koyun vs hayvanlar için tuzlu yiyecek
- karmo = kırma pirinç
- karmo (sitno natroşen oriz) = kırma; kırık pirinç
- karnal (dırvo bez vrıh) = tepesiz ağaç
- karopin (kletnik; siromah) = fakir; yoksul
- Karpaçevi = Pomak soy ismi
- karpuza = karpuz
- karpuza (dinya) = karpuz
- kartal = kartal
- kartal (orel) = kartal
- kartone (karton) = karton
- kartıl (pasişte) = yabani ot bürümüş otlak
- karue (koriya) = ?
- karış (pedya) = karış
- karşi; kırşi (sreştu) = karşı; karşı karşıya; yüzüne karşı
- kasa (bt) = saç; bak kosa
- kasafeta = beni ilgilendirmez anlamında
- kasapuvi = Pomak soy ismi
- kasavétna (ugrijena; zamislena) = kasavetli; kaygılı
- Kasha luta = tarhana çorbası
- kaskanciye (e); kaskanciyka (d); kaskancii (ç) (zavistliv; -ka) = kıskanç
- Kasno = Geç
- kasàpin (kasapin) = kasap
- kat = elbise takımı, kat
- kat (1. etaj; 2. pıt) = 1. kat (ev); 2. defa; kat
- kat (bt) = duman
- Kata = her
- kata (vseki; vsyaka) = her
- Kata den = her gün
- Kata den hodi = Her gün gidiyor
- Kata den varvi = Her gün gidiyor
- katalésal (silno umoren) = çok yorgun; çok yorulmuş; yorgunluktan bitkin düşmüş
- katalésvam; katalésa = çok yorulmak; yorgunluktan bitkin düşmek
- katil (piyanitsa; şegaciya) = sarhoş; tuhaf görünümlü kimse; şakacı
- katmi () = katmer
- katralnitsa = ağaç katranı hazırlanan yer; katranlık
- katri; katro; kutrí (bt) (koe) = kim; hangi; bak kutro
- katràn; katrànin (katran) = katran
- katsa (katsa) = kasa
- Katu kamen = kaya gibi
- katuga (kato çe li) = ?
- katànets (katinar) = asma kilitçi
- katàra (inat) = inat; katır inadı
- katîl; katîlin (katil; katilin; ubiets; mıçitel) = katil; öldüren kişi
- katù; kutu (katò) = gibi; olarak; kadar
- katır = katır
- katır (mule) = katır
- kaul (oblog; jenitba) = ?
- kaulen = ?
- kaun = kavun
- kaun (pıpeş) = kavun
- kavak = kavak ağacı
- kavak; kavàtsi (ç) (topola) = kavak
- kaval; kavàle (ç) (kaval) = kaval
- kavale (beli gaşti) = peştemal altına giyilen bez don
- kavanoz (burkan) = kavanoz
- kavardisvam; kavartisam (kavardisvam; kavardisam) = kavurmak
- Kavarma = kavurma
- kavarmi = kavurma
- kavarmoa = kavurma
- kavarmà = kavurma
- kavarmà; kavarmoa (kavarma) = kavurma
- Kavartisaygu mesonu = eti kavurun
- kavarò (çovek koyto poslıgva) = ?
- kavaşmo = kavuşma; kısa yelek; dolama üstüne giyilir. Erkek kıyafeti.
- kavaşmo “kavuşma = yelek
- kavenöana; kafenöana; kahvenâ (kafene) = kahvehane
- kavgaciye (e); kavgaciyka (d); kavgacii (ç) = kavgacı
- kavuş (kauş) = koğuş
- kavàtsi = kavak ağacı
- kavát (riza) = gömlek
- kavè = kahve
- kavè; kafè (kafe) = kahve
- kavırtisvam (zapırjvam) = kavurmak
- kayamet = kıyamet
- kayasiye = kayısı
- kayasiye (kaysiya) = kayısı
- kaydisvam (izçezvam; izbyagvam) = kaymak; kaçmak
- kayip; kayiptin; kaipta; kayipta (beglets) = kayıp; kaçak
- kaymàk = kaymak
- kaymàk (kaymak) = kaymak
- kayno (kakto) = nasıl; nasılki; aynen onun gibi
- kaynàçe (izvorçe) = kaynakçık; küçük kaynak
- kaysiya = kayısı
- kazanciye (e); kazanciyka (d); kazancii (ç) (kazandjiya) = kazancı
- kazandisvam; kazandisva (peçelya) = kazanmak / kazandísavom (bt)
- kazanç (peçelya) = kazanç
- kazançe = küçük kazan, kazancık
- kazep; kızep; kezep (stud) = soğuk
- kazma; kazmo; kazmoa (kirka) = kazma
- kazvam sa (kazvam se; kaja se) = söylenilmek
- kazvam si (kazvam si) = kendi kendine söylemek
- kazvam; kazam; kajem; kafe (kazvam; kaja) = söylemek; demek
- Kazvamse Orhan = Adım Orhan'dır
- kazà; kazò; kazoa (katastrofa) = kaza
- kazàn (kazan) = kazan
- kazık = kazık
- kazık (1. kısa prıçka; 2. izmama) = 1. kazık; 2. aldatma; 3. s. pahalı
- kaçamàk (kaçamak) = kaçamak (yemek cinsi)
- Kaçangarovi = Pomak soy ismi
- kaçen; kuçan (koçan) = koçan
- kaçka = küçük kasa
- kaçokvam (navzemam; otçupvam) = ?
- kaçul = sorguç; başlığa takılan tüy vs süs
- kaçàk; kaçék; kaçeak (beglets) = kaçak; firari
- kaçúlka = davlumbaz; şemsiye
- kaşa lûta = ekşi çorba
- kaşa misirva = mısır çorbası
- kaşevar = askeriye
aşçısı
- kaşevar; kaşevare (ç) (voynişki gotvaç) = askeriye aşçısı
- kaşevare = askeriye
aşçısı
- kaşlak (koşara) = kışlak; koyun ağılı; bak kışlak
- kaşlem; kaşle (kaşlyam; kaşlya) = öksürmek; soğuk algınlığına tutulmak
- kaşlisa (kaşlitsa) = öksürük; soğuk algınlığı
- kaşmer (podigravka; gavra) = oyun eden; alay eden; kaşmer
- kaşnik = tatlı kabak böreği
- kaşta; koşta; koaşta (kışta) = ev
- kaştelo; kıştélo (kak şte; kak moje) = nasıl olacak; nasıl olabilir?
- kaştinçovam (domakinstvam) = ev sahipliği yapmak
- kaştnitsa (domakinya) = ev sahibesi; ev hanımı
- kaştè = nasıl isterse; nasıl olursa. “kakvo işta = kaşte”
- ke (şte) = -ecek (makedonca)
- kebapçe = kebap
- kebapçe (kebapçe) = kebap
- Keboaska = Kabenin
- kefil = kefil
- kefin () = kefen
- kefinçek () = kefencik
- kefíle (bt) = kesinlikle
- kehaya = kahya
- kehaya; keheyöa (kehaya) = kahya; çoban
- Kehyoski = Pomak soy ismi
- kehyoski; keheyski = kahyaların; kahyalara ait
- kekav = çabuk hastalanan zayıf kimse
- kel (inat) = inat
- kel; kelevu; kelevnik (pleşiv) = kel
- kelaf; kelév (slab; hilav) = zayıf; sıska
- kelebek = koyun karaciğerinde parazit hastalığı
- kelebek (peperuda) = kelebek
- kelebeçiva (grıdobolna) = sırt ağrısı
- kelemen-tevhid = kelime-i tevhid
- kelevnik (pleşiv) = kel
- kellöa = kelle
- kellöa (glava) = kelle
- kelço; kelçöa (inat çovek) = inatçı kimse
- kemené; kemenöa (kemane) = kemane
- kemer = deri para kesesi
- Kemo = öa. Kemal
- kenar (kray) = kenar
- kendisvam (vzemam) = almak
- kenàran; kenàrena; kenàrenu (kenaren) = kenarlı
- kené = kene
- kené; kenöa (kırlej) = kene
- kenéf; kinef; kenief (toaletna) = tuvalet; hela; kenef
- kenöa = kene
- kepenék; kepeniek = kepenek
- kepço (çirpak) = kepçe; bak kipçöa
- keremît (keremida) = kiremit
- kerez = kiraz
- Kerezof = Pomak soy ismi
- kerpender (kleşti) = kerpeten
- kerpiç; kirpiç (kirpiç) = kerpiç
- keréz (çireş) = kiraz; bak
- keréç (var) = bak kireç
- kesat (nedostig ) = kesat; noksan; eksiklik
- kesene = ters gitme; gerektiği gibi gitmeme
- kesim yahvam = kesim binmek ?
- kesitsa (kesiya) = kesecik
- kesten = kestane
- kestené = kestane
- kestené (kesten) = kestane
- kestermô; kestermio (napryako) = kestirmeden; kısa yoldan
- Kestisvam (umoryavam se) = kesilmek; yorulmak
- kesîye; kesöa (kesiya) = kese
- ketap (kniga) = kitap
- kevgir = kevgir
- Keya = öa. Atike
- keyafet (dostolepie; velikolepie) = saygınlık; heybet; azamet; büyüklük
- keyinat; kehinat (kosmos) = kainat
- kezém; kezyam (merya se) = ölçülmek
- keçitsa () = keçe
- keçô; keçio = sürekli karşı çıkan; keçi inatlı
- keçöa (keçe) = keçe
- keşkek = keşkek
- keşki; keşkim; keşkiti; teşkiti (da beşe) = keşki
- Kešta = Ev
- kibarova = kibarca; kibar kimseler gibi
- kibirliye(e); kibirliyka (d); kibirlii (ç) (visokomeren) = kibirli
- kibritliya; kibritliye = çabuk öfkelenen; öfkeli
- kibrît (kibrit) = kibrit
- kibàrin (blagoroden; iziskan) = kibar
- kikîmora = gülünç şekilde süslenmiş kadın
- kilim (kilim) = kilim
- kilimçek (kilimçek) = kilimcik
- kilit (klyuçalka) = kilit
- kilo; kîlu; kila (ç) (kilo) = kilo
- kiltomoz (ıgıl) = köşe
- kilîse (tsırkva) = kilise
- kiman; kimna; kimni (zagrijen) = kaygılı; endişeli
- kimbe = gömbe, kümbet sözcüğünden, fırın
- kimbe (peçka) = fırın; bak gömbe
- kiminjo = gadulka türü yaylı bir çalgı
- kimniçka (umislena; zagrijena) = düşünceli; kaygılı
- Kina = öa. Şükriye
- kina; kino; kana (kakvo) = ne; ne kadar
- kinato = neyi; neyi ki
- kindruşa (jena; koyato obiça da se konti) = güzel giyinmeyi seven kadın; süslü kadın
- kindré sa; kindrya sa (kontya se) = süslü giyinmek; züppelik etmek
- kiniga = bak kniga
- kipra (hubava; gizdava) = güzel; süslü
- kipriçka (mostçe) = köprücük
- kipçöa; kipço (çerpak) = kepçe
- kiracîye (e); kiraciyka (d); kiracii (ç) (kiradjiya) = kiracı
- kirez = kiraz
- kireç; keréç (var) = kireç
- kireçnitsa (varnitsa) = kireçlik; kireç ocağı
- kirli sabé (rıjdyasala sabya) = paslanmış kılıç
- kirlif; kirlîva; kirlîvu (kirliv; kirliva; kirlivo) = kirli
- kirlîye (kirliv) = kirli
- kirpijiya (tsiganin) = serseri; evsiz
- kirà; kiroa; kirîye (naem) = kira
- kiréçef kamen = kireçtaşı
- kisel (kiselets) = ekşi kuzukulağı bitkisi
- kismô/ kismio (zdrava zemya) = sağlıklı yer
- kisna (kisna) = ıslatmak; suda tutmak
- kisne = ayaklarına kara sular inmek; çok yorulmak
- kispô; kispio (kyuspe) = küspe
- kistermô; kistermio (mnogo strımno mesto) = kestirme; çok dik yer
- kisèl; kisela; kiselu/ kislu (kisel; kisela; kiselo) = ekşi
- kisô; kisio (portmone) = kese; bak kesiye
- kit = a. ağaç dallarında kalmış kar
- kitap (kniga) = kitap
- kitapçîye (e); kitapçiyka (d); kitapçii (ç) = kitapçı
- Kitka = Çiçek
- kitka (kitka; tsvete) = po. çiçek; bg. demet
- Kitkarski = Pomak soy ismi
- kitçitse = çiçeğim
- kitük (pın) = kütük
- kiulsé (tsırkva) = kilise
- kiçare (snop çereşi; vişni) = demet; kiraz veya vişne demeti
- kiçeari = bol meyveli ağaç
- kiçem sa (kiça se) = süslenmek
- kiçilka; kiçilki (ç) (piskyul) = püskül
- kiçilo (runo na ovtsa; koza) = yapağı; koyun; keçi yapağısı
- kiçitsa = çiçek; süslük; süsleme
- kiçok (repey) = dulavrat otu
- kişe; kişka = köşe; bak kişô; küşe
- kişi (çovek) = kişi
- kişo; kişöa (ıgıl) = köşe bak küşe; kişo
- Klabuç = Orta Rodoplarda bir yer adı
- klabuçkam (tırkalyam; preobrıştam) = yuvarlanmak
- klada (klada) = başlamak; işe girişmek
- kladam (pravya) = yapmak
- kladençe (kladenets) = kuyucuk
- kladne (kladnya; kopa syano) = kuru ot yığını; ot demeti
- kladè (kladà) = odun yığmak; ateş yakmak
- klanem sabahna namaz = sabah namazı kılmak
- klanem üglénen namaz = öğlen namazı kılmak
- klas (klas) = başak (l kalın telaffuz edilir)
- klaseye (klasya) = başaklanmak
- klavam (slagam) = koymak
- klavu (kılbo) = yumak
- Klejeniti = Pomak soy ismi
- klep (klyuka) = dedikodu
- klepaç (klyukar) = dedikoducu
- klepaçi (ç) (terlitsi; pantofi) = terlikler
- Klepka = kirpik
- klepka (klepaç) = göz kapağı
- klepka (migla) = kirpik
- klepçiye (e); klepçiyka (d); klepçii (ç) (klyukar; klyukarka ) = dedikoducu
- klepé; klepya (migam; nabejdavam) = göz kırpmak
- klet (kiler) = kiler
- kleçka (kleçka) = çöp; ince odun parçası
- klikam (vikam; kazvam) = söylemek
- klin (klin) = po. börek; bg. çivi
- klin (mlin) = börek
- klobo (kılbo) = küre
- klokne (da zavri) = kaymaya başlamak; az kaynamak
- Klucha = Anahtar
- klyuçar (klyuçar) = anahtarcı
- klàda (klada) = odun yığını
- klànem sa (klanyam se) = po. namaz kılmak; bg. başını eğmek; tapmak
- klávom (bt) = bak klavam
- klèpam; klepna (klepvam; klepna) = sarkmak; gözünü kırpmak
- klékam; klekna (klyakam; klekna) = çömelmek
- kléçe (bedniyat; kletiyat; siromaha) = sefil; yoksul
- klôt (kadıren; mojeşt) = gücü yeter; yapabilir
- klûntsa (dyalka neşto na drebno ) = ?
- klûç; klüç (klyuç) = anahtar
- klûçem; klüçem (zaklyuçvam) = kilitlemek
- kniga (kniga) = po. kağıt; bg. kitap
- knijçitsa = kağıtçık; kağıt sayfası
- ko (koy) = kim; “koy” kısa biçimi
- ko va = kimi?
- koalka = bacak
- koarpa; karpa (kırpa) = örtü; başörtüsü
- koarpe (kırpya) = yamalamak
- koarst; koarstan (krıst) = bel; vücudun bel kısmı
- koarvişta = ?
- Koashtata smeti = evi süpür
- Koasnigu = yiyiniz
- koasvem; koasnem; koasna (kısvam; kısna) = tatmak; yemek
- koaşli; kışli = ahşap kulübe; barınak
- Koaşta = Ev
- koaşta; koşta; kaşta (kışta) = ev
- koca = koca; bak kujea; kuja
- kodki (ledohodki) = buzda yürümek için çivili ayakkabı
- Koja = Deri
- kojel = düğün bayrağı
- kojuvlénka (kojuvlyanka) = bir çiçek türü
- kokal; kokle (ç) (kokal; kokali (ç)) = kemik
- kokaz (borovinka) = yaban mersini
- koklestu (kokalest; kokalesta; kokalesto) = iri kemikli
- Koklu faligu = ne kadar çok övdü
- kokomar (gıba) = mantar
- kokoşka; kukoşka (kokoşka) = tavuk
- kokta = kedi
- kokya = kedi
- kokòna = kokona; modayı seven kadın
- kolak (testena pitka) = pide
- kolak; kolka; kolku; kolki (ç) (kolko) = ne kadar
- kolandisvam (izpolzvam) = kullanmak
- kolandisvam (sıhranyavam; pazya; zapazvam) = kollamak; saklamak; korumak
- kolandre; kolandrya (opravyam; otnasyam se) = ?
- kolançe; kulançe = kemercik
- kolar (kolar) = arabacı
- kolarski (kolarski) = arabacının
- kolatsa; kolatsi (ç) (palaçinki) = krep; pide
- kolaçkuve (ç) (malki kolatsi; kolaçeta) = küçük krepler
- Kole adin koza = Bir keçi kes.
- kolem kurban = kurban kesmek
- koliba; kuliba; kulibi (ç) (koliba) = kulübe
- Kolka sat minava? = Kaç saat geçti?
- kolkaf; kolkava; kolkavu (kolkav; kolkava; kolkava) = ne kadar büyük
- Kolko e chasat = Saat kaç
- Kolko si godini? = Kaç yaşındasın?
- Kolku = ne kadar?
- kolku desa imaş? = kaç çocuğun var?
- Kolku godine ste (vie)? = Kaç yaşındasınız?
- kolku gudi (kolko gode) = hiç olmazsa; az çok
- kolku pari = kaç para
- Kolkuna roadat anay jana = Ne kadar yas ediyor bu kadın
- kolkutu (kolkoto) = ne kadar ki; -diği kadar
- kolçiş; kolçşi; kolçişte (kolçav; -a; -o; kolko) = ne kadarcık?
- kolôvo; kolivo = aşure benzeri bir yiyecek türü.
- Komar (komar) = sivrisinek
- kombarnik = patatesli börek
- komitaciyski = komitacıların
- komiti; kumiti (ç) = komitacılar
- komitski = komitacı
- kompir; kompar (kartof) = patates
- kompot = komposto
- komşiye / kumşiye (e); komşiyka / kumşiyka (d); komşii / kumşii (ç) = komşu
- komşiyski; kumşiyski = komşunun; komşuyaait; komşu şeyi
- komşuluk; kumşuluk (dobrosısedtvo) = komşuluk
- Kon = At
- kon; kone (ç) = at
- konak ugradem = konak inşa etmek
- kondalka () = ?
- Konen rita yese = At çok çifte atıyor
- konopal (konoplişte) = kenevir ekili alan
- konserviran = konserve
- konski (konski) = atın; ata ait
- konte (konte) = iyi giyimli; züppe
- kontoş (gorna jenska dreha) = üst bayan giysisi
- konts = iplik
- kontse = ?
- konusaviden = görüldüğü gibi
- konuştisvam sa; konuştisva sa (govorya se) = konuşmak
- konç = konç
- konçe (konçe) = tay; küçük at
- kopan; kopın (tupalka za prane) = çamaşır tokmağı
- kopanya (korito) = tepsi; tabla
- koparan = erkek üst elbisesi, koparan
- koparan/ kuparan = erkek üst elbisesi
- kopartma/ kupartmoa (bezdelnik ) = işsiz güçsüz; serseri
- kopaç (motika) = çapa
- kopeldaçetişte (momçetişte ) = genç; gençeğiz
- Kopele = oğlan
- Kopelenuya dalu mumichana adin top kikti = Oğlan kıza bir demet çiçek vermiş
- kopelçe (momçe; yunak) = genç
- kopen (kup) = yığın
- kopka (kopçe) = kopça
- kopno (suho) = kuru; karla örtülmemiş
- koprineno (koprineno) = ipekli
- kopçe / kòpça = kopça
- korak (çuk) = çekiç
- koraçe (çukçe) = küçük çekiç
- kord; korda; kordane; kordi (ç) (kordon) = kordon; ince ve güçlü ip
- kordé; kordya (narejdam; protoçvam) = ?
- korem = bak kurem
- koremas razporvam = karnı ağrımak; midesi yanmak
- korenè sa (korenya se) = köklenmek
- korf teçé; koarf teçe (kırvya) = kan akmak
- korf; koarf; kôrve (ç) (krıv) = kan
- kori = güneşte kurutulmuş yufka
- korm = dansöz
- kormesta (bremenna) = hamile
- kormini (ç)(çerva) = bağırsaklar
- kormé; kormya = hayvanlara tuz yedirmek
- korpa (kırpa) = örtü
- korsak = hayvandan alınan peynir mayası
- korst (krıst) = çapraz
- korsçe = ?
- koruba (hpalupa) = oyuk
- korujiya (pıdarin) = korucu; kır bekçisi; bak kuruciye
- koráf; kuraf (korav) = sert
- korşena = sarılmış; kucaklanmış
- Kosa = Saç
- kosajiya (kosaç) = kosacı
- kosatnik (jenska plitka) = kadın saç örgüsü
- koser (seçivo) = keser
- kositsa = ?
- koskocamiti = koskoca
- kosnuvam (hapvam) = yemek
- kosvam; koasvam (yam; hranya se) = yemek; karnını doyurmak
- kotara; kotarka = ahırda her bir hayvan grubu için ayrılmış bölüm
- kote = kedi
- Kote(Kotka) = Kedi
- kotelka (malka kofa) = küçük kova
- kotera (pirostiya) = saçayak; üçayak
- kotka (kotka) = kedi
- kotlomoz = çatının kenarı
- kotmaç = bak kutmaç
- kotoh = turşu suyu üzerinde oluşan beyaz leke tabakası
- kots (koçina; svinarnik) = domuz ağılı
- Koy = kim?
- koy si ? = Kimsin?
- koy; koya; koe (koy; koya; koe) = kim
- Koya = Kim?
- Koya tazi jına? = Bu kadın kimdir?
- Koya znaye? = Kim bilir?
- koyno (koy) = kim; kim ki
- koytu (koyto) = o ki; ki o; her kim ki
- koyumjiye; kuyumjie (zlatar) = kuyumcu
- Koza = Keçi
- kozar (kozar) = keçi çobanı
- kozarski (kozarski) = keçi çobanının; keçi çobanına ait
- koze = kuzu
- kozek = keçi kılından dokunmuş battaniye
- kozel (kozel) = teke
- kozeye sa (kozya se) = oğlaklamak
- koznik (koznik) = keçilik
- koçen (tseveklo) = pancar koçanı
- koçendura (koçen; alabaş) = büyük koçan; lahana koçanı
- koçenûva çorba = Koçan çorbası.
- koçur = ağılda dana bölümü
- koîlo = bir ot türü
- koş (roklya) = elbise
- koşak = duvar içindeki tahta dolap
- koşak; koşek; kuşék; koşeka (ç) (poyas; kolan) = kuşak
- koşnitsa; koşnisa (koş) = sepet
- koşum kaişi = koşum kayışı
- koşçe (koşçe) = sepetçik
- krada; kradoa; krádem/ krádom (bt) (kradà) = çalmak
- kradena moma = kaçırılmış kız
- kradna (kradna) = çalmak
- kradíç (kradets) = hırsız
- krafça (telitsa) = dana; küçük inek
- kral (kral) = kral
- krapandél (kıs çovek) = kısa boylu adam
- krasat (osvejavaşt; leko kisel) = ferahlatıcı; hafif ekşi
- krasatko = ekşimtrak tatlı (meyve suyu); mayhoş
- krastafulka (krastavitsa) = salatalık; hıyar
- krastavitsa (krastavitsa) = salatalık
- kratan (svırşvane) = bitik; bitmiş olan; tükenmiş
- Kratehasa parite = paralar tükendi
- kratil (svırşil) = bitmiş
- kratitel (grivna) = bilezik
- kratku (kratko) = kısaca
- kratoh (kartof) = patates
- kratùna (kratuna) = su kabağı
- Kravana prijive, konen niprijiva = İnekler geviş getirir. Atlar geviş getirmez
- kraven (debel; ohranen) = şişman; beslenmiş
- kravitsa; kravisa (kravitsa) = inekçik; dana
- kravéna = kırmızı; taze; parlak renkli
- Kray = kenar
- kray (kray) = uç; kenar; yan; son
- kray; krayişte (kray; krayişta) = memleket; ülke; bölge; yöre; yurt
- Krayen = kenarda
- krayen; krayna; kraynu (kraen; krayna; krayno) = sonuncu; kenardaki; son derece; aşırı biçimde
- krayişte (krayişte) = uzak yer; kenar; uç; civar
- kraçe (kraça) = adım atmak
- kraçka (kraçka) = adım
- kraşnik (kraeşnik) = ekmek ucu
- kreakam; kreaka (kryakam) = bağırmak
- kremen (kremık) = çakmak taşı
- krepen (zapazen; zdrav) = sağlam; sağlıklı; bakımlı; iyi korunmuş
- krevát = kerevet
- krevát; krivat (leglo) = kerevet; yatak
- kreşçina (kreho meso) = yağsız et
- krif; kriva; krivu (kriv; kriva; krivo) = eğri; yamuk
- kriltsa (kriltsa) = kanatçık
- Kriva = eğri
- kriye sa (kriya se) = saklanmak; gizlenmek
- krog = börek vs çevirmek için tahta alet
- krohto nasmivam = sessizce gülmek
- krohto smeene = sessiz gülüş
- krokaleh = ?
- krop; kroapu (krıp) = kısa; bak krıp
- kropandel (neporasıl) = büyümemiş; kısa kalmış
- kropka (krıpka) = kısa; bak kroapka
- kropka; kroapka (krıpka) = yama
- krosnu (krosno) = dokuma tezgahında dolama silindiri
- krotak; krotka; krotku (krotık; krotka; krotko) = uslu; sakin
- krotem; krotya (vik) = feryat etmek
- krotet; krotyat (krtyat; izkırtvat) = çatlak ses çıkarmak; bağırarak şarkı söylemek
- krotku (krotko) = yavaş; sakin; uslu / yavaşça; sakince
- Krotku dete = uslu çocuk
- kroy = tasarlamak; biçmek
- kroyam riza = elbise biçmek
- krupka; krupçitsi (ç) = Yayıkta biriken tereyağ
- kruşvu (kruşevo) = armutluk
- kràdan; kradena; kradenu (kraden; kradena; kradeno) = çalınmış
- kràdem = bak krada
- kràk; krakà (ç) (krak) = ayak
- kràkam; kraka (kraça) = adımlamak; ayak atmak
- kràmula; kramola (karanitsa) = kavga; bak kramula
- kràtak; kratka; kratku (kratık; kratka; kratko) = kısa; sessiz; sakin
- kràtam; kràta (svırşvam) = bitmek; tükenmek
- kràva (krava) = inek
- kràva maldoçna; kravi maldoçni (ç) = genç inekler
- králka (kralitsa) = kraliçe
- krávinka (hlebarka) = hamamböceği
- krîlu; krila (ç) (krilo) = kanat
- krîye (kriya) = saklamak; gizlemek
- krùşa = Armut
- krùşa; kruşi (ç) (kruşa) = armut
- krıp; krıpa; krop (kıs; kıso) = kısa; alçak boylu; bak kroapu
- Ku = ise
- ku (ako) = eğer; ako kısa biçimi
- Ku yima kasmet sha yidime = Kısmet varsa gideceğiz
- Kubilana rudila tay = kısrak tay doğurdu
- kubîla (kobila) = kısrak
- Kuche(Kuchka-dişi köpek-) = Köpek
- kude (kıde) = nereye; nerede
- kudvam; kude (kudya; tseluvam) = öpmek
- kudya (galya) = okşamak
- kufaritsa (glava) = baş; kafa
- kufína = küfe
- kufína (koşnitsa) = küfe; sepet
- Kuga = ne zaman?
- Kuga otvadiş ? = Ne zaman gidiyorsun?
- Kuga ste duşli? = Ne zaman geldiniz?
- Kuga tu = nezaman?
- Kuga şa sa navidim? = Ne zaman görüşeceğiz?
- Kuga şa se vidime pak = Yine Ne zaman görüşeceğiz?
- kugà (koga) = ne zaman; o zaman ki
- kugàtu (kogato) = ne zaman ki; -diği zaman
- kujar; kujear (kojar) = derici
- kujeakar; kucàkarı (bàba) = kocakarı
- kujeman; kucaman (golyam; edır) = kocaman
- kujà; kujea; kuca (kodja; golyam) = koca
- kuka; kukna (klyakam) = çömelmek
- kukal; kukalçitsi (ç) (kuka; kukiçki) = ağaç dalından kesilmiş çengel; kanca
- kukalka (zabit gaç) = Hayvanları bağlamak için kullanılan halkalı kazık
- kukar (kromid luk) = kırmızı soğan
- kukarco = kokarca
- kukarco (çeren por) = kokarca; bir hayvan türü
- kuke (kışta) = ev
- kukeri = maskaralık; Rodoplarda tuhaf kıyafetler giyilerek yapılan şaman festivali
- kukla (kuklen) = kukla; bez bebek
- kuknu; kukni (ç) (kukno) = çökük
- kukooşka = tavuk
- kuku; kukîye (miris) = koku
- kukuda (kukuda) = yumruk
- kukul (ekskrement) = dışkı
- Kukul-Pomaşki bog = ?
- kukuleda = kışlık yünlü kıyafet
- kukumeafka (kukumyavka) = kukumav kuşu
- kukumyavka = kukumav
kuşu
- kukuméfka = kukumav
kuşu
- Kukurakovi = Pomak soy ismi
- kukurega (şişarka) = kozalak
- kukurej = kokoreç
- kukurus eydam = mısır yiyorum
- kukuviçku (kukuvitsa) = guguk kuşu
- kukuçka (topliyka) = budak
- kukvam (klyakam) = çömelmek
- kukónçe = kazık tavuk
- kukılka; kukulka () = bacanın üstüne konan düz taş
- Kula = kambur
- kulak (rodopska mekitsa) = kek; Rodop keki
- kulan (kolan) = kemer
- kulançe (kolançe) = kemercik
- kulav (sakat) = sakat
- kulay (lesno) = kolay
- kuljiye; kûljie = işçilerin başında işi denetleyen kimse; işçi başı
- kulkut = bir avuç kadar
- kulle; kule (kula) = kule
- kulne (kulnya; kula; nablyudatelnitsa) = gözetleme kulesi
- kultuk (kreslo) = koltuk
- kultutsi (ç) (novi izdınki) = kesilmiş ağaçtan yeni sürgün dallar
- kulénu; kuleanu (kolyano) = diz
- kumanda (komanda) = kumanda
- Kumanivsiti = Pomak soy ismi
- kumarbàzin (komardjiya) = kumarbaz
- kumaş (kaçestveno) = nitelik; nitelikli; kaliteli
- kumin (komin) = baca (Yunancadan)
- kumita; kumiti(ç) (komita) = komita
- kumitaciye (e); kumitaciyka (d); kumitacii (ç) (komitadjiya) = komitacı
- kumitaciyski (komitadjiyski) = komitacının; komitacıya ait
- kumpir = patates
- Kumpir (kompir) = patates
- kumpòsta = komposto
- kumpòsta (kompot) = komposto
- kumrîye = kumru
- kumrîye (gılıb) = kumru
- kumu () = eğer; ise
- kumunist (komunist) = komunist
- kumutan (komandir) = komutan
- kumàra (komar) = kumar
- kumşiyski = bak komşiyski
- kumşuluk = bak komşuluk
- kumşîye = bak komşiye
- kuna (ikona) = ikona
- kunak (konak) = konak
- kunaçe (konaçe) = konakçık
- kundak (malka jenska zabradka) = küçük kadın örtüsü
- kundisvam = konmak
- kundo (drebno; kıso) = perakende; az sayıda; kısa
- kundordisal (sednal) = kondurmuş
- kundordisam () = kondurmak
- kundri = kışlık ayakkabı, kundura
- kundri (ç) (obuvki) = kundura; ayakkabı
- kundri leskati = parlak ayakkabı
- kundupal; kunduple (drebosıçe) = ufaklık; minik
- kundure = yüksek kışlık ayakkabı
- kundàk (lepeni) = kundak
- kundô; kundio (drebosık) = minik; cüce; minyon tipli
- kunser (kontsert) = konser
- kunserve = konserve
- kunserve (konserviran) = konserve
- kuntrol (kontrol) = kontrol
- kunupets = ip
- kunuşkan (prikazliv) = konuşkan
- kunuştisvam (govorya) = konuşmak
- kunàdi (izmıçva) = ?
- kup (kupçina) = yığın; demet
- kupalnik (kupçina) = yığın yapmak için ortaya konan kazık
- kupardisvam (kısam; otkısvam) = koparmak
- kupartmo; kuparkmo (skitnik) = serseri; bak kopartma
- Kupaygu adin grom = bir mezar kaz
- kupen storya = yığın yapmak; ot yığmak
- kupi = bulaşık yıkamak
- kupisa = kupa; küçük bardak
- kupişte (ploştad) = kare
- kupon = kupon
- kupon (kupon) = makbuz; fiş
- kupratif (kooperatsiya) = kooperatif
- kuprina (koprina) = ipek
- kuprînen; kuprînena; kuprînenu (koprinen; koprinena; koprineno) = ipekli; ipekten
- kuptisvam (otkısva se) = kopmak
- kupuk (goltak; nehranimayko) = kopuk; serseri
- kupàye (kopaya) = kazmak
- kupén (kopa) = saman yığını
- kupóvam (bt) = satın almak; bak kupem
- kur = erkeklik organı
- kuraf; kurava; kuravu (kurav; korava; koravo) = sert; katı; kuru
- Kuran = Kur'an
- Kuran (Koran) = Kur’an
- kuraşka (ptiçe layno) = tavuk pisliği
- kuraşnitsa (kokoşeto) = tavuk
- kurban obrekla = kurban adamak
- kurbàn (kurban) = kurban
- kurdisvam sa (pıça se; hvalya se) = kurulmak; kurumlanmak (kendini övmek)
- kurdisvam; kurdîsam (kurdisvam; kurdisam) = kurmak
- kurdon (kordon) = kordon
- kurem; kurèma (korem) = karın
- Kuremas buli = Karnım ağrıyor
- kureşnitsa (kureşka) = martı gübresi
- kureşnitsa (moje; taka) = belki; bu yüzden
- kurina = erkek üreme organı
- kurkak (strahlivets) = korkak
- kurkmaç; kutmaç; kotmaç = kurmaç yemeği
- kurkmaçovo sirene = kurkmaç peyniri
- kurktisvam (strahuvam se) = korkmak
- kurmitava = a. kurutulmuş yufkadan yapılan yemek türü
- Kurna = Çeşme
- kurna; kurnoa (çüçür) = kurna; çeşme kurnası
- kurnaz; kurnàzin (smel; kurajliya) = kurnaz
- kursak (guşa) = kursak
- kurtulisvam sa; kurtulisa sa / kortulisvam sa; kortuli sa (spasyavam se; otırvavam se) = kurtulmak
- kurtuluş bayram; kortuluş bayram = kurtuluş bayramı. “29.12.1989 tarihinde Sofya’da Pomakların düzenlediği ve Bulgaristanda demirperde düzeninin sonunu getiren mitingin ardından kutlanmaya başladı.”
- kurtuluş; kortuluş (spasenie) = kurtuluş
- kuruciye = kır bekçisi, korucu
- kuruciye; korujiye; kurciya (padar; pazaç) = korucu; bekçi
- kuruk = koruk
- kuruk (grozdov) = koruk
- kuráik (çuk) = çekiç
- kurèman; kuremna; kuremnu (koremen; koremna; koremno) = karına ait; karının; karınsal
- kurèmestu (koremesto) = göbekli
- kurşum; kurşume (ç) (kurşum) = kurşun
- kusera (kosa) = tırpan
- kusur (kusur; defekt) = kusur
- kusurliye (defekten) = kusurlu
- kutel (buhalka) = tokmak
- kutga (togava) = o zaman; o zaman ki
- kutiyka (kutiyka) = kutucuk
- kutkav (kolko) = az sayıda şeyler için “ne kadar”
- kutlem; zakutlem (kutlyam) = kırmızı baş örtüsü bağlamak; örtünmek
- kutlove = bakır bakraç
- kutlumoz (krayat na izda) = saçak altı
- kutmaç; kotmaç; kurkmaç = koyunların sütü azaldığı zamanki sütten uzun süre kaynatılarak yapılan yiyecek
- Kutra = hangisi?
- kutra; kutro; kutri (koy; koya; koe) = hangisi (Standart Bulgarcada yoktur. Onun yerine koy
- Kutraye tvoytu brad = Hangisi senin kardeşin?
- kutrem (kutryam; otglejdam) = tüylenmek
- kutsak (kuka na samara) = semer ve eyer kancası
- kutsu; kùsu (kutsu) = topal
- kutîye (kutiya) = kutu
- Kuvagusi sheykata var doaska = Tahtanın üstüne çivi çak
- kuvaladisvam = kovalamak
- kuvan (koşer) = kovan
- kuvdisvam (progonvam; gonya) = kovmak
- kuvérta (odeyalo) = battaniye
- kuvét (sila) = kuvvet; güç
- kuyecek (kuyecek; çaşka; pribori) = bardaklık; koyacak; raf
- kuyruk (opaşka) = kuyruk
- kuyu (gıst) = koyu
- kuyu (kladenets) = kuyu
- kuyum şalvare = kuyum şalvarı
- kuz (usoyno myasto) = rutubetli yer
- kuzne (kuznya; kovaçnitsa) = demirci atelyesi
- kuzum = kuzum!
- kuçe = köpek
- kuçka (kuçka) = dişi köpek; kaltak
- kuçén; kuçean = koçan
- kuşak (jenski poyas) = kadın kuşağı
- kuşeçe = ? za kuşeçe sam
- kuşiya (nabyagvane) = koşu
- kuşulya (riza) = gömlek
- kuşùma = at koşumu, koşum
- kuşùma; kuşum (konski vpryagove) = koşum; at koşumu
- kvas (kvas) = ekmek mayası
- kvaseno mléko (kiselo mlyako) = yoğurt
- kvàsan; kvasna; kvasnu (kvasen; kvasna; kvasno) = mayalı; mayalanmış
- kvàse (kvasya) = ıslatmak; suya bandırmak; sulamak
- kvàse sa (kvasya se) = ıslanmak
- kyufte = köfte
- kàdeş; kàdiş (puşek) = ?
- kàdir noaş; kadir noşt = kadir gecesi
- Kàji mi pràvu = Bana doğru söyle
- kàlem (kalyam) = çamurlamak
- kàlem sa (kalyam se) = çamurlanmak
- kàlen; kalna; kalnu (kalen; kalna; kalno) = çamurlu; topraktan
- kàlna; koalna (kılna) = lanet etmek; yemin etmek
- kàmen; kamin (kamık) = taş; kaya; (rusça
- kàna = kına
- kàne sa (kanya se) = çağırılmak; davet edilmek
- kànem; kàne (kanya) = çağırmak; davet etmek
- kàpe (kapya) = damlamak; sızmak; dökülmek
- kàpen (kup) = küme; demet.
- kàpene (kapene) = damlama; dökülme
- kàram (karam) = götürmek; sürmek; taşımak
- kàram sa (karam se) = kavga etmek; azarlamak
- kàran; kàrana; karanu () = bağırgan
- kàranca = karınca
- kàranca (muravi) = karınca; bak
- kàsa; katsa (kasa) = kasa
- kàsaba; kasabo; kasaboa (kasaba; grad) = kasaba
- kàta den (kata den) = hergün
- kàvurin (e); kàvurka (d); kàvure (ç) (gyaur; gyaurka; gyaurin) = gavur
- kàvurski; kàvurska; kàvursku (gyaurski) = gavura ait; gavurca; gavurun
- kàzanu (kàzan; kàzana; kàzano) = söylenmiş
- kàçem sa (kaçvam se; kaça se) = yükseğe çıkmak; tırmanmak; binmek; yükselmek
- kàçem; kàçe (kaçvam; kaça) = yükseğe çıkarmak; yükseltmek; bindirmek; yükletmek; tırmanmak
- kàşa (kaşa) = po. kaşa çorbası; bg. lapa
- károm (bt) = sürmek
- kâfirska voyska = kafir ordusu
- Kâmilina; Kemilina; Kimile; Kimi = öa. Kamile
- kâr; kyar (rabota) = iş
- kâruvam; kyaruvam (rabotya) = işlemek
- kèf (kef) = keyif
- kèlevu (kelavo; pleşiv) = kel
- kèpe; kepô; kepio (kepe) = kepe; başlık
- kéka; keaka (kyaka; kiryaka) = ?
- kélement = anma
- kéninka; keaninka; kyaninka (palaçinka) = krep
- kérata (obuvalka) = kerata
- kétip = katip
- kétip; ketîp; ketîpin (çinovnik; pisar) = katip; yazıcı
- kíselka = ekşi elma
- kîmat = bak kıymet
- kîpam; kîpna (kipvam; kipna) = kaynamak
- kîçem (kiçam) = süslemek
- kòfa; kòfana (kofa) = kova
- kògu (kògo) = kimi
- kòja (kodja) = deri; cilt; post
- kòjan; kòjna; kòjnu (kojen; kojna; kojno) = deriye ait; derinin
- kòkalçe (kokalçe) = kemikçik
- kòke = kedi
- kòke; kokya (kotka) = kedi
- kòla (kolà) = araba
- kòle (kolya) = boğazlamak; kesmek
- kòltsnava (kolkoto) = ne kadar; nasıl da;
- kòlçeniçka = düğüne gelenlere hediye edilen işlemeli örtü veya havlu.
- kòmu (komu) = kime
- kòna = -nin benzeri; onun gibi
- kònen; kònan (konen) = atın; ata ait
- kòni (kone) = çok sayıda
- kòpa () = yığın; toplanmış kuru ot yığını
- kòpele (momık; kopele) = po. genç; delikanlı; bg. piç
- kòrdele (pandelka) = kurdele
- kòren; koreni (ç) (koren) = kök
- kòsa (kosa) = kosa; tırpan
- kòsam (kosım) = kıl; tüy
- kòsen = kosa zamanı; yazın kosa yapıldığı vakit
- kòsilo (drıjka na kosa; ezik na zmiya) = kosa tutma yeri; yılan tıslaması
- kòte = kedi
- kòte (kote) = po. kedi; bg. kedi eniği.
- kòtense (kotentse) = kedicik
- kòza (koza) = keçi
- kòzan; kòzana; kòzenu (kozen; kozena; kozeno) = keçi kılından
- kòzina (kozina) = keçi kılı
- kólem = katliam
- kólka (dekara) = dönüm
- kólçka = ayak bileği
- kôkna ma; kiokna ma (skimna mi; reşih izvednıj) = aniden karar verdim.
- kôr/ kior; kiör (kior; slyap) = kör
- kôraf; kôrava; kôravu / kioraf; kiorava; kioravu (kiorav; kiorava; kioravo) = kör
- kôram sa; kioram sa = kör olmak; iyi görmemek
- kôsendrek = kösendirek
- kôsendrek; kiosendrek (izpraznenie) = ?
- kôşk; kiöşk; kôşkove (ç) (kioşk) = köşk
- köraf; körava; -u () = kör; bak kôraf
- kùpa = bardak, tas, kupa
- kùpa; kupi (ç) (çàşa) = kupa; bardak
- kùpem; kùpe (kupuvam; kupya) = satın almak
- kùrba = kurbağa
- kùrba (jaba) = kurbağa
- kùsam; kusna (kusvam; kusna) = tatmak
- kùtsam (kutsam) = topallamak
- kùça (kuçe) = köpek
- kùçeşti (kuçeşki) = köpeğin; köpeğe ait
- kûkûn = tütün
- kûkûn (tûtûn) = tütün
- kûleaf (kûlyaf) = külah; aldatma
- kûmbet (peçka) = fırın; kümbet kelimesinden
- kûnek (kyunyak; kyunets) = baca; soba borusu
- kûpriya (vodopad) = çağlayan; şelale
- kûrek (lopata) = kürek
- kûrk (kûrk) = kürk
- kûrsiyu = bir elbise cinsi
- kûskiya; küskiye = küskü
- kûstek; küstek = köstek
- kûtam (traya) = ?
- kûtkam (udryam) = tokmaklamak
- kûşkûl = saplı metal kupa, keşkül
- kûşkûl (metalna çaşa s drıjka) = saplı metal kupa; tas; keşkül
- küfte = köfte
- küfte (kyufte) = köfte
- kümes (kurnik; kokoşarnik) = kümes
- kümür; kûmûr (vıglişta) = kömür
- küp (kyup) = küp
- küpek = köpek
- küpek (kuçe) = köpek
- küpriye; kûpriya; küprü (most) = köprü
- kürük = körük
- kürük (duhalo; myah) = körük
- küsele (gyon) = kösele
- küstebék = köstebek
- küsè (kiose) = köse
- kütü (loşo) = kötü
- küçèk (kyuçek) = köçek
- küşè (kioşe) = köşe
- kıble; kıblöa = kıble
- Kıde da se sreştnem? = Nerde buluşalım ?
- Kılaneyse namaz = namaz kıl
- kılçe (glezen) = ayak bileği
- kılıç; kalıç (sabya) = kılıç
- kına = kına
- kına çervéna; kàna çervéna = kırmızı kına
- kına; kınoa; kàna; kanoa (kına) = kına
- kınoa = kına
- kır (na vın) = kır; dışarı
- Kırf = Kan
- kırgınin = sözcüğünden
- kırgınin; karganin (razboynik) = haydut; eşkiya; kırgın kelimesinden
- kırk (çetirideset) = kırk; 40
- kırkmo; kırkmoa = kırkma saç
- kırmo = tüfek, kırma
- kırmo; kırmoa = kırma (tüfek)
- kırpa Madanska = Madan örtüsü
- kırtos; kırtosom () = bağdaş kurarak oturmak
- kırtsikam (skırtsam) = gıcırdamak; çatırdamak
- kırçil; kraçil (çovek s loş pogled) = kötü bakışlı kimse
- kırıntiye; ; karantiye; karantiya (trohi) = kırıntı
- kırşena = ?
- kısak; kasak (kıso jensko eleçe) = kısa kadın korsesi; üst elbise
- kısmet = baht
- kısmet; kasmet (kısmet) = kısmet
- kısvam = bak koasvam
- kısà; kıso; kısoa (kıs) = kısa
- kıtà; kıto; kıtoa (kontinent) = kıta
- kıvrak; kıvratsi (ç) = kıvrak; kadın üst giysisi; bir çeşit manto
- kıyafet; kayafet (dreha) = kıyafet
- kıyamet; kayamet; kayamek (kraya na sveta) = kıyamet; çok zor şey
- kıymet; kaymet (stoynost; tsena) = kıymet; değer
- kıymoa = kıyma
- kıymà = kıyma
- kıymà; kıymoa (kayma) = kıyma
- kızdisvam (yadosvam) = kızmak; öfkelenmek
- kızgınin (yadosan; nagoreşten) = kızgın
- kışla; kışlo; kışloa (kazarma) = kışla
- kışlak; kışlok; kışloak; kaşlak kışlatsi (ç) = kışlak
- kışta da gradyam = ev inşa etmek
← Tüm harfler / Alle Buchstaben