Pomakça Sözlük
DİL · İNSAN · KÜLTÜR · HAFIZA
Sözlük
Öğren
A–Z
Oyunlar
Kültür
Menü
Sözlük
Kelime ara
Sözlük dizini A–Z
Öğren
Öğren – genel bakış
Oyunlar
Kültür
Kültür arşivi
Deyimler
Pro (planlanıyor)
Bilgi
Hakkımızda
Künye
Pomakça Sözlük
›
Dizin · Türkçe
›
E
„E“ ile başlayan kelimeler — Türkçe
305 kelime · Pomakça–Türkçe–Almanca
Türkçe
Deutsch
Pomakça
A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
-e kadar
= nah (kım)
e. le (sözü vurgulamak için söylenir)
= la; le; lô
-ecek; -acak; gelecek zaman yardımcı fiili
= şa; şı; şo; şe (şte)
-ecek; -acak; olmak yardımcı fiili gelecek zaman
= şe (şte)
-ecek (gelecek z. edatı)
= şte; şa; şe (şte)
-ecek (makedonca)
= ke (şte)
-ecek (varyant)
= şı (şte)
edep
= edep (blagopriliçie)
edepsiz
= edepsizin (mrısen)
Edirne
= Edirne; Edrine (Odrin)
Edirnenin
= Edrinska
efe
= efè
efendi
= efendi; efendiye
efendim!
= efendim; efendin
Ege denizinin; Ege denizine ait; Ege denizi şeyi
= Belomorsko (Belomorsko)
eğer
= Aga
eğer; ako kısa biçimi
= ku (ako)
Eğer bir tutarsam boğacağım
= Aga za fatem sha ta udavem
eğer gelirsen
= Aga doydish
eğer; ise
= kumu
eğer; ise; olduğu takdirde; ne zaman ki; -diği zaman
= gà
Eğer müslüman isen inanırsın
= Agasi turchin da si vervash
eğer tutarsam
= Aga za fatem
eğik; eğilmiş; yamuk; kıvrılmış
= nakriven
eğilip bükülmüş
= nagugûşen (priveden; pregırben)
eğilmek
= navàlem sa; navàle sa (navalyam se; navalya se)
eğilmek; bak
= navîdam sa; navida sa
eğilmek; itaat etmek; boyun eğmek
= navèdem sa; navedè sa (navejdam se; navedà se)
eğirmek
= predehme
eğlence gecesi; oturma gecesi
= sedènka (sedyanka)
eğlenceli; memnun; sevinçli. “men mi e draçko
= draçko (veselo; priyatno)
eğmek; aşağı inmek;
= navalem; navàle (navalyam; navalya)
eğmek; baş eğmek
= navèdem; navedè (navejdam; navedà)
eğmek; bükmek
= prevívom (bt) (previvam)
eğmek; katlamak
= privîyem; privîye (prpvivam; priviya)
eğmek; yola koymak; sıraya koymak
= privèdam; privedè (privejdam; priveda)
eğrelti otu
= paprat (paprat)
eğrelti otu bürümüş yer
= papratok (myasto obraslo s paprat)
eğri
= Kriva
eğri olarak; yanlış ve hatalı olarak
= nakrivu (nakrivo)
eğri; sakıncalı; yamuk; hatalı
= napanagôm (na krivo; neudobno)
eğri şekilde; uygun olmayan
= na panagòm (bt)
eğri; yamuk
= krif; kriva; krivu (kriv; kriva; krivo)
Eğridereliler
= Eridertsi
eğriltmek
= nakrivîyem; nakrivîye (nakrivyavam; nakriviya)
eh!
= eh (eh)
ejderha
= ajdarà; ajdaroa (drakon; zmey)
ek; ilave
= priturka (priturka)
ekili arazi; tarla
= ornitsa (tarlo)
ekilmemiş tarla
= tarli (neobrabotvaemi)
Ekim
= Oktomvri
Ekim ayı
= Dimitruske (Oktomvri)
ekleme; ek bina; eklenti
= nasoska (pristroyka na kışta)
eklemek
= prisosvam (prislagvam; dobavyam)
eklemek; katmak; arttırmak; ilave etmek
= pridàvam; pridam (pridavam; pridam)
eklemek; takmak; iliştirmek
= pridavam (pridadavam)
eklenmek; katılmak
= prisosvam sa (prislamçvam se)
eklmek; katmak; arttırmak
= pribàvem; pribàve (pribavyam; pribavya)
ekmeğe ait; ekmeğin; ekmek (şeyi)
= léban / leaban; -bna; -bnu (hleben; -bna; -bno)
ekmeği kes
= Odreji leban
Ekmek
= Lep
ekmek; dikmek; tohum atmak
= sadè (sadya)
ekmek hamurunun pişirilmeden önce konduğu tahta
= panakuda
ekmek kabarmış
= Lebana putkisnala
ekmek küflenmiş
= Lebansa muhalesalu
ekmek mayası
= kvas (kvas)
ekmek ucu
= kraşnik (kraeşnik)
(ekmek vs) küçük bir şey parçası
= lepida; lepidka (tınka filiyka ot neşto)
ekmek yiyorum
= lap yeydeş
ekmek yoğurmak için tahta tekne
= noşkuvi
eksik
= lipsa (lipsa)
eksilmiş; eksik
= lipsalu (lipsalo)
ekşi
= kisèl; kisela; kiselu/ kislu (kisel; kisela; kiselo)
ekşi çorba
= kaşa lûta
ekşi elma
= kíselka
ekşi içecek
= langûr
ekşi kuzukulağı bitkisi
= kisel (kiselets)
ekşi pilav; şifalı ekşi otlardan hazırlanan şurup pilavın üzerine dökülür.
= lûto oriz
ekşilemek
= pudkiselèyem; pudkiselèye (podkiselyavam; podkiselya)
ekşimek
= nakisèlem; nakisèle (nakiselyavam; nakiselya)
ekşimiş; ekşi
= vlûtnat (vlyutnat; kisel; vkisnat)
ekşimiş; köpürmüş; kızgın
= fkîsnat (bt) (vkisnat)
ekşimtrak tatlı (meyve suyu); mayhoş
= krasatko
el çırpınız. Alkışlayınız
= Çukayta rakite
el çırpmak
= çùkam na rakoa
el değirmeni
= raşnitsa (rıçna melnitsa)
el ile uzatmak; vermek; sunmak
= pudavam; pudam (podavam; podam)
el işi örneği
= preta
el; kol
= ràka
el; kol; avuç
= roaka; roka; rakà (rıka)
elalem
= elalém
elbet
= helbet; elbet (razbira se)
elbette
= nagunnu (sigurno; veroyatno)
elbise
= koş (roklya)
elbise biçmek
= kroyam riza
elbise çıkartmak; soyunmak
= zasvàle / zasvalya (sıbliçam)
elbise giymek
= ruba nosem
elbise; giysi
= primèna; premèni (ç)(premyana)
elbise; kıyafet; giysi
= motruh (drehi)
Elbise kurudu
= Dripine isoahna
elbise takımı, kat
= kat
Elbiseleri dürdüm
= İskalapesa dripite
elbiselerini çıkarmak; soyunmak
= sıbleçam
Elbisen yeniymiş
= Novisa bili dripine
elceğiz
= raçinka; raçinki (ç) (rıçinki; rıçiçki (ç))
elden ele taşımak; birbirine iletmek
= obinisat (raznasyat; razmyatat)
eldiven
= rakàvisa; rakávnitsa; rakavnisa (rıkavitsa)
elek
= sîtu (sito)
elek varmı da un eleyelim
= İmali rashetu da utsehmegu brashnu
elektrik
= elentrik
elemek
= utséyem (otsyavam)
eli ile tutmak
= dapiram sas rıka
eli sıkı; cimri
= skrıkav (stisnat)
eli yavaş; beceriksiz
= gutav (nekadıren; baven)
eli yavaş; eli ağır; yavaş iş yapan
= mutolévi (mutolyavi; zabavya)
elifba
= elifbà; elifboa
Elimden düşürdüm
= Ud rakisa ispusnah
elin çok sıkı; çok cimrisin
= skripio golyam si (mnogo si stisnat)
elinden; ellerinden
= otrıki; utraki; utroaki
elinden gelmek
= ide mi ot raki
elini öp
= Po lübe rakana
elle kuvvetle itmek
= vtoçvam
Elleme gıdıklanıyorum
= Nimoyma halay, zara maskokut
elleme, rahatsız etme
= Nimoy halay
ellemek; rahatsız etmek; taciz etmek
= hàlam; hàla (zakaçam; bezpokoya)
Ellemeyiniz
= Nihalay gu
elleri kelepçeli; zincire vurulmuş
= belehçòsan (okovan vıv verigi)
elleri ve ayakları üzerinde emeklemek
= bobaleza; bobalyaza; bubalyaza (pılzya; hodeşt na çetiri kraka)
elli
= petdeset (petdeset)
ellinci
= petdeseti (petdeseti)
elma
= yàbalka; yebalka (yabılka)
elti
= Yetarva
emanet
= emanèt (doverie)
emeklemek; sürüklenmek
= surna sa (pırzalyam se)
emekli
= emeklîye (pensioner)
emektar
= emektàrin (veteran)
Emine (öa)
= Yomka
Emineciğim!
= Minku
Emin’in karısı
= Aminusa
emir
= emir (zapoved)
emlakçı
= emlakçiye
emmek
= see (bozaya)
emmek; çekmek; sömürmek; çiğnemeden yutmak
= mutska (smuçe)
emmek (dlgz
= suça (suça)
emmek; içirmek
= pupîyem; pupîye (popivam; popiya)
emmeye başlamak
= zasùçe (zasuça)
emniyet
= emniyet (sigurnost)
emniyet etmek; emniyet nipravem
= emniyet pravem
en
= in (nıy)
en altta
= nıy dolu (nay dolu)
en aşağıya doğru
= nıy nadolni (nay nadolni)
en büyük
= nıy guleam (nay golyam)
en büyük kardeş; ağabey (baba malı)
= bubamaliye; bubamaliya
En çok
= Nai mnogo
en çok; en fazla
= nay-eçko
en çok otlu
= nay-trevno
en (en büyük; enaz)
= en (nay)
en; en (fazla)
= nıy (nay)
en; genişlik
= en (şirina)
en kenarda
= Nıy krayen
en kötü; en fena
= nıy paratika (nay loşo)
en küçük
= Nıy malku
en önce
= nıy napreş
en sağlıklı
= nay-zdravo
en sonra
= nıy setna (nay setna)
en uzun
= nıy dülagu (nay dılgo)
en üstte
= nıy gore (nay gore)
en yukarı doğru
= nıy nagore (nay nagore)
Enaz
= Nai malko
endaze; ölçü birimi; 1 endaze = 65 cm
= endeze
endişelenmek (okaçvam fiili)
= okaçi mi sa (pritesnih se)
engel
= skandala (preçka)
engel; mani; arıza; güçlük
= preçka (preçka)
engel olmak
= preça (preça)
engel olmak; yolunu kapamak
= preça sa (preça se)
enginar
= enginar
enişte
= anîşta (kaleko)
enkaz; yıkıntı; “harabe hane”
= harhanô (razvalina)
ense
= vrat; vtratoat (vrat)
entari
= anteriye (anteriya)
entrika
= fortumuşki (intrigi)
entrikacı
= levust (intrigant)
epey zamandır; ne zamandır; bak utkole
= otkòle; otkolya
erbap
= erbàp; erbàpin
ergen
= yergene (ergen)
ergen olmamış; buluğa erişmemiş
= bezergéne
erginleşmiş meyve; dalından sarkmış olgun kiraz
= şuşur (okapali plodove)
erik
= slîva; slîvi (ç) (sliva)
erik; can erik
= canki (sliva)
erimek
= raztàpem sa; rastupe sa (raztapyam se; raztopya se)
erişilebilir; yanaşılabilir.
= pristoapan; pristoapna; pristoapnu (pristıpen; pristıpna; pristıpno)
eritmek
= raztupèyem; rastupè (raztopyavam; rastopya)
eriyen çamurlu kar
= hlepavitsa (kişa; ryadka kal)
erkek
= Masku
erkek arkadaş
= Drugar
erkek; bak masku
= mosko; mosku (mıjko)
erkek baş örtüsü, çalma
= çalmà
erkek cinsi
= masku; moasku (masko)
erkek çocuk
= mışko dete / mıjko detya / masku dete
erkek; koca
= moaş; màş; maj; majoa; majé (ç) (mıj; mıja; mıje (ç))
erkek üreme organı
= kurina
erkek üst elbisesi
= koparan/ kuparan
erkek üst elbisesi, koparan
= koparan
erkekçe
= moaşki; maşki (mıjki)
erkeklik organı
= kur
Erken
= Rano
erken; erkenden
= ranko (rano)
erken gel
= Ranu yala
erken; turfanda
= rànen; ranna; rannu (ranen; ranna; ranno)
erkenden
= utrànu (otrano)
erkenden; erkence; erken
= rànu (rano)
ermemiş yeşil meyveler
= galagonki (nezreli plodove)
esas
= esas (osnova)
esinti; öteberi
= dreboşak (drebolii; sitnej)
esinti; rüzgar
= duyne (vyatır)
esir
= yasire
esir etmek; kendine bağlamak; büyülemek; çok etkilemek
= porobvam (porobvam)
esir; köle
= esir; yesir; yasire (rob)
eski; çoktan beri olan
= utkòleşen; ıtkòleşna; utkòleşnu (otkoleşen; otkoleşna; otkoleşno)
eski kilim; paçavra
= ruhalnik
eski şey; evvel zamanın
= eşinda (neşto staro; avelsko)
eskici
= eskiciye (e); eskiciyka (d); eskicii (ç)
eskiden beri; çoktan
= utkòle (otkole)
eskisi; yaşlı olanı
= ıstàrutu; stàrutu (staroto)
esmek; çok esmek; üflemek
= nadùham (naduhvam; naduham)
esmek; üfürmek; abartmak
= dùye (duham; poslıgvam; preuveliçavam)
esnaf
= esnaf; esnafin (e); esnafka (d); esnafi (ç)
Esnemeyin
= Nimoy prizeavay
estağfirullah!
= estafîrullah
eşarp; mendil
= mantíl
eşek
= osiltsa (magaritsa)
eşek arısı; yaban arısı
= vosa (osa)
eşek dikeni; eşek dikeni gibi (günger)
= ginger
eşek dikeni yetişmiş alan
= gingerlok
eşekçik; (Sokolovtsi ve Progled köylerinde) küçük kabak.
= magàrense (magarentse)
eşelemek; çapalamak
= şankam; şınkam (rovya se)
eşelemek; kazıp oymak
= razrovem; razrove (razravyam; razrobya)
Eşim ev hanımıdır
= Jena mi ne raboti . v kashti stoi
eşit olarak; düz olarak; beraberce
= naràvnu (naravno)
eşitlenmek; aynı hizaya gelmek
= ravneavam sa; ravneye sa (ravnyavam se; ravnya se)
eşkıya
= aşkayo
eşlik etmek
= vódem
eşmek; eşelemek
= ròve (rovya)
eşya
= eşyà; eşyoa (veşt)
eşya; pırtı kelimesinden
= pàrti; partîye (pırtiya)
eşya; servet
= imene; iménka
eşyalar; gereksiz şeyler
= partikné (veşti; bezpolezni neşta)
et
= mèsu; meso (meso)
eti çiğnedinmi?
= Izdoafchagu li meso
eti kavurdum
= Mesonu kavartisa
eti kavurun
= Kavartisaygu mesonu
etkilenen; kırgın; bak dokundisam
= dokuzdisan (obiden; zasegnat)
etli
= mèsan; mesna; mesnu (mesen; mesna; mesno)
etli pilav
= mislo s oriz (meso s oriz)
etli pilav; düğün yemeği
= varévu
etrafını kazmak; kazıp açmak
= razkupàyem; razkupàye (razkopavam; razkopaya)
etrafta dolaşmak
= navortam sa; navarté sa / navoartam sa; navartè sa (navırtam se; navırtya se)
ev
= kuke (kışta)
ev inşa etmek
= kışta da gradyam
ev rakısı
= partsutsa; parsusa (domaşna rakiya)
ev sahibesi; ev hanımı
= kaştnitsa (domakinya)
ev sahibi
= domàkine (domakinya)
ev sahipliği yapmak
= kaştinçovam (domakinstvam)
Ev yıkılmış
= Rasturalusa koashtana
eve dönmek; uslu durmak
= pribiram sa; pribira sa (pribiram se; pribrera se- pribera sa)
Evet
= Da
Evet bilirim
= Da, Znam
evet; ha; hı “evet; olur” anlamında
= ha; ho; hoa (da)
Evet, iyi bilirim.
= Da, ubavo znayem
evi süpür
= Koashtata smeti
evin alt katı; en altı
= vnisku
evin bir bölümü
= prikiya
evin içi; harem
= harem; hareman (harem)
evladım
= avléto; avlétu; avleatu
evlat
= evlètin (dete)
evlatlık almak
= usinuvèyem; usinuveyè (osinovyavam; osinovya)
evlek
= evlek (çado)
evlendirmek
= ujènem; ujené (ojenvam; ojenya)
evlenmek
= ujène (jenya)
evlenmemiş
= Neye jenen
evlenmemiş genç; bekar; (yunancadan)
= lefter; leftèra; -u; lefteri (ç)
evlenmiş; evli
= jenen; jeneni (ç)
evlenmişler
= Ujenulasaya
evli
= Ujenen
evli; evlenmiş
= ujénen (e); ujéna (d); ujéni (ç) (ojenen; ojena; ojeni)
evli kız kardeş
= Dashtare
evlilik
= jónenye (bt)
evlilik dışı doğmuş çocuk
= şumek; şumnik (kopele)
evliya
= evliya; evliyoa (svetets)
evvel
= avel (predi; pırvo)
evvel zaman
= evelzaman
evvel zamana ait
= avelzamansko (starinen)
evvelin; eskiye ait
= avelsko (predi; pırvo)
ey!
= ey (ey)
ey; sen
= ra (ey; ti)
eyer
= eyer (sedlo)
Eylül
= Septemvri
ezan
= izan; ezan (ezan)
ezan okunmak
= ezan rukam “ezan sa ruka
ezan okunuyor
= ezan saruka
ezilmiş; çiğnenmiş
= staptal (stıpkal)
ezilmiş; üstüne basılmış
= stıptano; stıpkano (otıpkano; stıpkano)
eziyet
= iziyet (mıka; stradanie)
ezmek; lapa yapmak
= malasam (maçkam; razmaçkvam)
ezmek vurup ezmek
= diyur; diyurka (svat; svatya)
← Tüm harfler / Alle Buchstaben